ankara escort, kayseri escort, kayseri escort, escort bayan
W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012

Home » Lütfü Kırayoğlu » Bursa Nutku ve Direnme Hakkı

Bursa Nutku ve Direnme Hakkı

ltf

Bursa Nutku, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Direnme Hakkı”nı Türk gençliğine önerdiği

herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ‘Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır’ demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla tarihi bir belgedir. Zira Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı şanlı bir direniş öyküsüdür.

“Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.” diyen Atatürk, gençlik günlerinden itibaren bütün yaşamıyla direniş simgesi olmuştur.

Askeri okulda ve Şam’da genç bir subayken Abdülhamit diktatörlüğüne karşı, Trablusgarp’ta İtalyan işgalcilerine karşı, Çanakkale’de düvel-i muazzamaya karşı, Arabistan ve Suriye cephesinde İngilizlere karşı, Ulusal Kurtuluş Savaşında emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı, Kurtuluştan sonra gericiliğe ve tutuculuğa karşı hep direniş cephesinin en önünde olmuştur.

Bursa’da meydana gelen bir gerici ayaklanma girişimine karşı 6 Şubat 1933’te söylediği bu tarihi nutukla, Türk Gençliğinin önüne direnme görevini koymuştur.

Direnen herkesin Bursa Nutkuna, Atatürk’ün direnme ruhuna gereksinimi olmuştur. Gün gelmiş Demokrat Parti kurucuları Bursa Nutkuna sarılmış, gün gelmiş iktidara gelen Demokrat Partinin zulmüne karşı İnönü önderliğindeki CHP Bursa Nutkuna sarılmıştır. 28 Nisan 1960 tarihinde İstanbul’da, 29 Nisan 1960 tarihinde de Ankara’da gençler canları pahasına aynı direniş anlayışıyla “kahrolası diktatörler” diyerek ayağa kalkmışlardır.

1968 devrimci gençlik hareketi Atatürk’ün kalpaklı resimleriyle ve Bursa Nutku ile önderini bulmuştur. Zira 1968 yılında ayağa kalkan gençlik artık kaynağını Anayasa’dan alan “Direnme Hakkını” kullanmaktadır. Ağalara karşı topraklarını koruyan köylüler, emek mücadelesi veren işçiler, Anayasayı korumak için cübbeleriyle sokağa çıkan hukukçular, ilk kez greve çıkan öğretmenler hep 1961 Anayasasındaki “Direnme Hakkı”nı kullanmışlardır. Zira 27 Mayıs devrimi ile “Direnme Hakkı” Anayasanın başlangıç bölümünün ilk cümlesi arasında yer almıştır.

12 Eylül faşist darbesi ile kaldırılan bu giriş bölümü şunları söylemektedir: “ Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için mücadele etmiş olan; Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı direnme hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk milleti… Anayasayı… Hürriyete, adalete ve fazilete aşık evlatlarının uyanık bekçiliğine emanet eder.”

Bu sözler Atatürk’ün direktifi olan ve Bursa Nutku ile ifade edilen “Direnme Hakkı”nın Anayasa metnine dönüşmüş halidir.

Gençler, Mustafa Kemal’in devrimci ruhunu ve Atatürk İlkelerinin “devrimcilik” ilkesini Bursa Nutkunda buluyor ve mücadelesinin kaynağı ile meşruiyetini O‘ndan alıyor. Almaya da devam edecekler.

Türk gençliği bu kararlı mücadelesinde, bu güne kadar bu direniş ruhu ile pek çok evladını şehit vermiş ve günümüzde de vermeye devam etmektedir. Bu mücadele “tek dişi kalmış canavarı” yere serinceye dek devam edecektir. Buna inanıyoruz.

Bu mücadelede “Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ‘demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek’. Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ‘ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir” diyecektir.

“Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” diyerek ayağa kalkan gençlik, Atatürk’ün Bursa Nutkunda anlatmaya çalıştığı Türk Genci olmaya kararlıdır.

 

© 2018 Ayrıntı Gazetesi · RSS