ankara escort, kayseri escort, kayseri escort, escort bayan
W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012

Home » Zeynep ALAZ » Göreceli Kavramlar

Göreceli Kavramlar

Herkes kendisinin ‘en iyi kalpli’, ‘en güvenilir’ , ‘en akıllı’ , ‘en doğru’ vb. olduğunu düşünür. Çünkü aksini düşünmek bizi mutsuz kılar.

Bir hikaye var bilirsiniz. Akıllar pazara çıkmış, herkes gidip yine kendi aklını satın almış. Çünkü başkasının bizden akıllı olduğuna inansak bile, bizim hayatımızı doğru yönlendireceğine inanmayız.

Bir bakıma doğrudur da. Çünkü hayat, tek bir olaydan ya da andan oluşmaz. Bugün yaşadığımız olaylar, tüm hayatımız boyunca örülen zincirin getirdiği halkalardır yalnızca. Tüm zinciri beraber örmeden tek b ir halkanın beraber çözümlenebilmesi mantıksızdır.

Ama kendimizle ilgili ‘en…’ demeden önce şunu sorgulamalı mıyız? Hangi noktaya kadar?

Örneğin en güvenilir insan, kimseyi satmamış, sır saklayan, asla dedikodu yapmayan… Nereye kadar en güvenilir olabilir?

Sevdiği birinin hayatı söz konusu olduğunda güvenilirliğini koruyabilir mi mesela?

Ya da en iyi kalpli olan, yüzlerce kez zarar gördükten sonra kalbini koruyabilir mi?

Peki en doğru insan, sevdikleri yanlış yaptığında sırf doğru olmak pahasına, yanlış yapanların cezalandırılmasını eliyle sağlayabilir mi?

Bence bu kavramların hepsi göreceli. Tıpkı doğru ve yanlışın göreceli olduğu gibi.

Doğru ya da yanlış dediğimiz her şey toplum tarafından bize öğretilmiş, çoğunlukla da göze batarak sorun yaşamamızı istemeyen, yani temelde iyi niyetle bizi korumak isteyen ebeveynlerimiz tarafından çizilmiş çerçevelerden ibarettir.

 Oysa ruhumuz bu dünya da kendi deneyimleriyle çerçevesini çizmek için istek duyar. Kendi deneyimi olmayan, ancak genel tarafından kabul görmüş kuraları kabul etmek konforlu alandır. Bu nedenle kendi isteklerinden vazgeçerek kuralları kabul ettiğinde, kendi içinde savaşmaya başlar.

Buna kısaca ruh ve zihin savaşı diyebiliriz. Bu savaştan en çok zararı gören beden sonunda, bizim hastalık dediğimiz sorunları yaşamaya başlar.

Şimdi diyeceksiniz ki ne yapacağız? Sırf ruhumuz istiyor diye ya da hasta olmayalım diye tüm öğrendiklerimizi yok mu sayalım?

Aslında ihtiyacımız olan tek şey gözlemlemek ve sorgulamak. İsyan etmeye, genel kurallarla ters düşmeye gerek kalmadan da hayatımızı değiştirebilir ve ruhumuzu dinleyebiliriz.

Sadece körü körüne kabul ettiklerimizi gözlemlemeye ihtiyacımız var. Sonucunda artık size doğru gelmese bile, toplumun kuralları olarak kabul edip, kendimize toplum içinde sivrilmeden de yeni yollar bulabiliriz.

Yeter ki neyi neden yaptığımızı bilelim. Yeter ki ruhumuzun isteklerini dinleyelim. O zaman içimizdeki savaş yerini sükûnete bırakır ve barış içinde sağlıklı, uzun bir hayat sürebiliriz.

Ben buna tüm kalbimle inanıyorum.  Siz de inanın. En azından biraz üzerine düşünün.

 

© 2018 Ayrıntı Gazetesi · RSS