ankara escort, kayseri escort, kayseri escort, escort bayan
W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012

Home » Turgut Yüce » Yenişehir’de Çömlekçilik

Yenişehir’de Çömlekçilik

Bu ay da ilçemizde yok olan mesleklerden çömlekçilik ve çömlekçilerden bahsedeceğim.

Eskiden killi sarı çamurdan çanak ve tencere türü mutfak gereçleri yapan ustalara çömlekçi denirdi.

Çömlekçilerin imal ettikleri ürünlerden özellikle su testileri ve ibrikler her hanede mutlaka bulunurdu. Testilerin üzerinde Soğuk Su yazısı olurdu. Gerçekten de içme suyunu soğuk tutardı.

Turşular ise çömlekçilerin yaptıkları sırlı küplere kurulurdu. Bu küplerin daha büyükleri ise su sarnıcı olarak da kullanılırdı.

Ayrıca imal ettikleri çanak, çömlek ve tencere türü ürünler mutfak gereçlerinin başında gelirdi. Çiçek saksıları ve vazolar evimizin en güzel yerlerinde bulunurken, dümbelekler de insanlarımızı coştururdu. Düdüklü ibrikler ise çocukların vazgeçilmez oyuncaklarındandı.

Zamanla yukarıda belirttiğim ürünler yerini sırasıyla bakıra, çinkoya, alüminyuma ve naylona bırakınca çömlekçilikle ilçemizden yok olup gitti.

Ellili yıllarda ilçemizde bu işi yapan Hasan Durgut’un işyeri Bilecik Yolu üzerinde ve İlçe Mezarlığının doğusundaydı. Burada kardeşi Kazım Durgut ile birlikte çalışırlardı.

Tabakhane Mahallesinden komşumuz olan Kazım Durgut’un oğlu Ali Rıza Durgut baba mesleği olan çömlekçilikle ilgili anılarını şöyle sıralıyordu:

Amcam Hasan Durgut bu mesleğe Adapazarı’nda künkçü bir ustanın yanında başlıyor. Sonra da kendi adına açtığı işyerinde çömlekçilik yapıyor. Babam da onun yanında yetişiyor. Ellili yıllarda birlikte Yenişehir’e gelerek İnegöl Yolu üzerinde bu günkü Apak Un Fabrikasının bulunduğu yerde çömlekçilik yaparlarken, kiremit ve tuğla imalatına başlıyorlar. Buradan Bilecik Yolu üzerindeki (İlçe Mezarlığının doğu tarafı) işyerlerine taşınarak bu mekânda devam ediyorlar. Sonrasında amcam tuğla ve kiremit imalatıyla uğraşırken, babam da aynı işyerinin Bilecik Yoluna yakın bölümünde, çömlekçilik işine devam ediyor.

Babam bu mesleğini yaparken ben de onların yanında kiremit, tuğla ve çömlek imalatını öğrendim. Çömlekçi; killi topraktan çanak, çömlek, testi, küp, saksı, dümbelek gibi çeşitli ev gereçlerini imal eden ustalara denir.

Çömlek imalatı beş aşamadan oluşur.

1- Toprağın temizlenerek hamur haline getirilmesi,

2- Hamurun özdeşleşmesi,

3- Biçim verme,

4- Çarkta işleme,

5-Fırınlamadır.

Killi toprak dere yataklarına yakın olan yerlerden temin edilir. Tezek halinde işyerine getirilen bu topraklar silindir dediğimiz makineden geçirilerek içinde kalan katı cisimlerde ayıklanırdı. Sonra da çamur havuzuna atılırdı. Bu havuzlara yeteri kadar su ilave edildikten sonra bu toprak ayaklarımızla çiğneyerek çamur hale getirilirdi Bu işlem çamuru özleştirinceye kadar devam ederdi. Özleştirilen bu toprak kuyudan çıkarılarak gölge olan bir yere alınır ve üzeri nemli bir çuvalla örtülürdü. Daha sonra tezgâha alınan bu özlü çamur her iki elin ayasıyla ovularak içinde saman ve taş gibi cisimlerin olmamasına özen gösterilirdi. Sonrada çark başına geçilerek imalata başlanırdı.

Çark dediğimiz tezgâhın altında bir metre çapında araba tekerleği gibi bir aparat olurdu. Bunu ayağımızla ittirerek istediğimiz hızda döndürürdük. Bu dairenin ortasında 80-90 Cm. uzunluğunda demir mil bulunurdu. Bu milin üstünde de 20-25 Cm. çapında bir tablo olurdu. Bu tablonun üzerine ürünün yoğunluğu kadar hamur halindeki killi sarı çamur konur, çark ayak yardımıyla çevrilirken imal edilecek olan ürünün önce taban kısmı her iki elin yardımıyla yapılırdı. Bir yandan da yanı başımızda içinde su olan kaba her iki elimizi ıslatarak ürünün orta ve tepe noktaları hazırlanırken, bıçak yüzü gibi metal parçasıyla biçim vermeye devam edilir, elimizdeki çamur kitlesi şekilden şekle geçer, ürün son halini aldığında tablanın üzerinden ince tel yardımıyla en altından kesilerek imalat işlemi tamamlanmış olurdu.

 Her gün farklı türden ürünler imal edilirdi. İmal edilen bu ham ürünler kurumaya bırakılırdı. Kurutulan bu ürünler de iki buçuk, üç metre ebadındaki fırına istif edilir, üç dört gün bu fırında pişirilirdi.

Arada bir ayar deliklerinden fırın içindekileri, pişip pişmediği kontrol edilirdi. Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra da fırının kapıları açılır, iki üç gün soğumaya bırakılırdı. Fırın soğuduktan sonra içindeki çanak, çömlek, testi, küp her neyse toplanır, defolu olanlar ayrılarak, sağlam olanlar Salı günleri ilçemiz pazarında müşterilerimize satılırdı.

İmal ettiğimiz ürünlerimizin başında su testileri ve ibrikler gelirdi. Turşu küpleri, yoğurt çanakları, çömlekler, her çeşit saksılar, düdüklü küçük ibrikler, dümbelekler sırlı ve sırsız olmak üzere imal edilirdi.

Depomuz Çarşı Polis Karakolunun olduğu yerdeydi. Sergimizde Süleymanpaşa Türbesinin civarındaydı. Babam bu işini doksanlı yılların sonuna kadar yapmıştı,” diyor.

Eskiden en geçerli mesleklerden olan çömlekçilik de iki binli yıllarda teknolojiye yenik düşerek yok olup gittiler.

Bu meslekle uğraşan başka ustaları araştırdığımızda, soyadı çömlekçi olan eski kahvecilerden Hüsnü Çömlekçinin babası da Yılmaz Mahallesinde bir zamanlar çömlekçilik yaptığı söyleniyor..

Bu meslekte emeği geçenleri minnetle anıyor, hayatta olanlara da esenlikler diliyorum.

© 2018 Ayrıntı Gazetesi · RSS