ankara escort, kayseri escort, kayseri escort, escort bayan
W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012

Home » Nazmi Şentürk » Balıklar Suyun Farkında Değildir

Balıklar Suyun Farkında Değildir

             

Balıklar Suyun Farkında Değildir

Farkındalık, kişinin kendini ve diğer her şeyi yerli yerine konumlandırma durumudur; bilinçlenme ile başlayan bir uyanış sürecidir. Olup bitenlerin iç yüzünü daha yakından görmektir.

Sizi mutsuz eden koşullanmışlıkları fark edersiniz. Maddi değerler peşinde koşarken hayatın nasıl ziyan edildiğini anlarsınız. Makam ve mevki peşinde koşmanın komikliğine gülersiniz. Uygarlığın pek de uygar olmadığını, eşitsizliğin ve adaletsizliğin korkunç yüzünü görürsünüz. Zulme uğrayanların çığlıklarını duyarsınız ve onlara zulmedenlerin kibirli salyaları canınızı acıtır.   

   Farkındalık, uyurgezer kimlikle yaşamaktan kurtulmaktır; sen olmadığın tüm kimlikleri fırlatıp attığın zaman ortaya çıkan varlığındır. Bu varlığın başlangıçta acı verir, omuzlarına bilmenin ağırlığı çöker ama olgunlaşırsın.

   Farkındalık; oyuna gelmemek, tuzaklara düşmemek, boş işlerle oyalanmamak, duyarlı olmak, ot gibi yaşamaktan kurtulmaktır. Farkındalık bir düşünce isyanıdır.

   Az bilenler çok inanırlar. Farkındalık arttıkça kuşku da artmaya başlar çünkü daha iyi görür, daha iyi algılar ve daha iyi anlarsınız.  Farkındalık özgürleşmektir, uyanmaktır, bilinçtir; kendini bilerek başkalarını bilmektir.

   Zeki insanlar, olup bitenleri daha çabuk anlarlar çünkü onların analiz yapma, anlama ve düşünme yetenekleri çok güçlüdür. Onlar görülenden daha fazlasını görür, duyulandan daha fazlasını duyarlar. Böyle kişiler pek sevilmezler ama çevresindekileri düşünmeye itenler de onlardır.

    Her şeyin farkında olmak insan mutsuz edebilir çünkü farkındaysanız rahat edemezsiniz, “Bana ne!”diyemezsiniz. Her şeye kafa yorarsınız, her olayı ciddiye alırsınız, enerjiniz azalır, yorulursunuz.

   Farkındalık, gerçekliği değiştirmeye yetmeyebilir ama sizi öküzlükten kurtarır; farkındalığı yüksek olan diğer insanlarla dostluk kurarak yaşamını zenginleştirirsin.

   Farkında olmak, var olanı görebilme yeteneğidir; farkında olmadığının farkına varabilmektir. Farkındalık, ezbere yaşamamak, ne istediğini bilmektir; uyanmak ve bir daha uyumamaktır.

   Farkındalık, kendinin farkında olmaktır; içimizdeki adalet, özgürlük ve demokrasi duyarlılığıdır. Bu duyarlılık, eyleme dönüşemiyorsa huzursuzluğa yol açabilir çünkü her şeyi görüp, her şeyi bilip bir şey yapamamak, bir şey söyleyememek ya da bazı şeyleri değiştirememek katlanılması zor bir durumdur.

   Farkında olmak, olup bitenler karşısında doğru bir duruş göstermemizi sağlar. Öğrenerek, araştırarak farkındalığımız artar; çok şeyin farkında olmadığımızın farkına varırız. Bu aydınlanmanın ve şaşırmanın sonucunda bilinç kendine yeni değerler yükler. 

   Farkındalık, hayatınızı katlanılmaz durum getirdiyse yeterince fark etmemişsiniz demektir; olup bitene daha iyi bakıp ayırt etmeye çalışmalısınız. Umutsuzluğa dönüşen farkındalık, insanın kendisine yaptığı bir suikasttır.

   Farkındalığı bencilliğe,  paranoyaya, narsizme, depresifliğe, şizofrenik tutumlara vardırmamak gerekir. “Ben her şeyin farkındayım, benim gözümden kaçmaz.” gibi söylemler bir rahatsızlığın işareti sayılmalıdır.

   Bazı insanlar farkında oldukları halde rol yapmaya seçerler; dışlanmaktan, yalnız kalmaktan, itilip kakılmaktan çekinirler. Oysa farkında olmak aynı zamanda sorumlu olmaktır. Harekete geçmeyen bir farkındalık gevezelikten başka bir şey değildir.

   Farkındalık kavramı, bazı entel dantel tipler tarafından asıl anlamından uzaklaştırılarak kullanılmaya başlandı; neredeyse entel görünme aparatı oldu. Bu tiplerin farkına varabilmek de bir farkındalıktır.

                 “ Hükümdar Yol Vermeden Eşkıya Kervan Basamaz” kitabından

——————————————————–

            Sevdiklerinize Yenilin Ama Zalime Yenilmeyin

   İnsanların gözyaşlarının rengi hep aynıdır. O halde kardeşlik varken didişmek niye?

Bir çuval çamurdan daha değersiz olanlar, mezhep ve etnik farklılıkları kaşıyarak bölücülük yaparlar. Bu ilkellerin karanlık heveslerini boşa çıkarın.

Sevdiklerinize yenilin ama zalimlere yenilmeyin. Ellerinizi doğru insanlara uzatmazsanız her mevsim kış olur çünkü her parlayan altın değildir.

Hatırladıkça özlenen insanlardan olun. Her zaman adaleti savunun çünkü güçsüz adalet, güçlü suçlular yaratır.

Zalime kafa tutun ama şefkat karşısında diz çökün.

Yorgana değil vicdanınıza sarılıp uyuyun. Göründüğü gibi olmayanları asla görmeyin.  “ Kula Minnet Eylemem” kitabından

 

© 2018 Ayrıntı Gazetesi · RSS