W3vina.COM Free Wordpress Themes Joomla Templates Best Wordpress Themes Premium Wordpress Themes Top Best Wordpress Themes 2012

Home » Zeynep ALAZ » ÖDÜL MÜ? CEZA MI?

ÖDÜL MÜ? CEZA MI?

Unutmak, insanın büyük dualitesi…

Dualite diyorum çünkü hem bir ödül gibi hem de bir ceza…

Unutabilmek hayatta kalmamızı, devam edebilmemizi, uyum sağlayabilmemizi sağlıyor. Çünkü yaşanan bazı şeyler hatırlanarak yola devam etmek neredeyse imkânsız.

Mesela ölüm hepimizin unutmak zorunda olduğu bir mutlak son.

Tanıdığımız birileri öldüğünde kısa süreliğine bu bilgiyi hatırlıyoruz. Kendi hayatımızı gözden geçirip bizi mutlu etmeyen şeyleri bırakmamız gerektiğini düşünüyoruz.

Bir süre sonra ise unutup kaldığımız yerden devam ediyoruz. Etmek zorundayız.

Çünkü bir gün öleceğimizin bilgisi bizi her şeyin anlamsız olduğu ve çok uğraşsak ya da hiçbir şey yapmasak da sonucun değişmeyeceği fikrine götürür.

O zaman bu hayatta yaşıyorken her şey anlamsızlaşır.

Oysa olması beklenen insanın yaşadığı hayattan keyif alması, kendini geliştirmesi, toplumsal yaşamın ihtiyaç ve kurallarına göre hareket etmesidir.

Ölüm gerçeğini hatırlayarak kendi isteklerine rağmen toplum beklentilerine göre davranmak mümkün değildir.

O yüzden insanın unutması gerekir.

Ben buna tam bir unutma diyemem. Bence insan hiçbir şeyi unutmuyor aslında.

Alışıyor, ikna oluyor, reddediyor vb. ama unutmuyor. Bu konuda da kendi başına gelmeyeceğine(en azından yakın zamanda) kendisini ikna ediyor. Çünkü o düzenli yaşıyor belki ya da daha çok genç… Bir yolunu buluyor.

Bu sebeple herkes bir gün öleceğini bilir ama kimse kendisinin öleceğine inanmaz.

Unutmak buradan baktığımızda büyük bir ödül gibi.

Ama diğer yandan hayatımızla ne yapmak istediğimize karar vermek ve istediğimizi yapmak için bu bilgiyi hatırlamaya ihtiyacımız var. Mutlak sonun varlığı aklımızda olursa ancak kendimizi dinleyip isteklerimize kulak verebiliriz.

Kısa süre sonra ölecek olan hastalarla yapılan tüm çalışmalar gösteriyor ki;

o kişiler büyük bir rahatlıkla sınırlı sürelerini kendi istedikleri gibi hareket ederek geçirmeyi seçiyorlar. Tüm hayatları boyunca kurallara uymuş olsalar da, bu bilginin onları gerçekten istedikleri her şeyi yapmak konusunda cesaretlendirdiğini söylüyorlar.

O zaman buradan baktığımızda da unutmak aslında bir ceza gibi diyebilir miyiz?

Kişinin kendi mutluluğunu ya da isteklerini yok sayarak topluma adapte olması, sadece kendinden beklenenleri yerine getirmesi, mutlu olmasa da ‘uygun ve uyumlu’ olması vb.

Peki, mutlak son bilgisini net bir şekilde biliyor olsaydık hayatımızda neler değişirdi?

 

 

© 2022 Ayrıntı Gazetesi · RSS