Türküler Masumdur

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bedri Rahmi Eyüboğlu: “Ne zaman bir türkü dinlesem şairliğimden utanırım.” der.

Nazım Hikmet de türkü sevdalısıdır. Türkülere olan bağlılığını şöyle anlatır: “İnsansız yaşarım ama türküsüz yaşayamam.”

Dünüm ve bugünüm boynuma sarılınca ben de türkülere sarılırım.

Türkü dinledikçe çok eskiden beri tanıdığım yürekli insanlarla sohbet ediyormuşum gibi duygulanırım.

Türküler bana bu toprakların bir parçası olduğumu hatırlatır. Beni anılarıma, köklerime bağlar. “Gitme, uzaklaşma!” diye yakarır.

Türküler ana sütü gibi temizdir, mis gibi kokar. Hilesizdir, yalansızdır ve çok masumdur. Sade bir anlatımla derinlikler yaratır. İçerikleriyle yürek yakar.

Türkü dinlerken neşeleniriz, hüzünleniriz, efkarlanırız, özleriz, bekleriz, sabrederiz, sitem ederiz. Gözlerimizin yaşını türkülerle sileriz. Mertle namerdi, mazlumla zalimi türkülerle ayırırız. Türkülerle severiz, türkülerle yorulur türkülerle dinleniriz.

Bana göre, insanların türküleri kendilerinden daha güzel, kendilerinden daha mutlu, daha merhametli, daha kederli, daha ümitli, daha sevdalı ve daha içten.

Türküler aynı zamanda birer belgedir. Olaylar karşısındaki sevinçlerimizi, acılarımızı, türkülerle anlatırız.

Savaşlar, yoksulluklar, zorbalıklar, öksüzlükler türkü olurlar. Biz susarız türküler konuşur.

Her türkünün bir öyküsü vardır. Türküler özgündür, insanın yüreğini titretir, duygularımızı derinleştirir. Türkü dinlerken gözlerimiz bulutlanır, yutkunuruz, bir yerlerimiz sızlar.

Türküler bize aittir, bizi anlatır.

İnsan neyi yitirmişse en güzel onun türküsünü söylermiş. Türkülerin öyküsünü bilirsek onları daha çok severiz.

Türküler yalansızdır. Sevincin, acının, özlemin, isyanın, kavuşmanın, ayrılığın, beklemenin sesidir.

Türkü seven kula kulluk etmez. Taş kalpli, acımasız, hain, ikiyüzlü, korkak, sinsi, iftiracı, dönek ve dalkavuk olamaz.

Türkü söyleyen birini görürsen güvenle yanına oturabilirsin. Neşet Ertaş’ın dediği gibi: “Türkü seven, türkü söyleyen insandan zarar gelmez.”

Türkülerimiz aynı zamanda bir yaşam felsefesidir. Türküler kültürdür. Avşar Bozlağını dinleyen bir yiğit kafa tutar.

Aşık Veysel’i anlayabilen kişi karıncaya bile zarar veremez. Derviş Ali’yi dinleyen can yakamaz.

Sivas’ta yobazlar tarafından yakılarak katledilen Muhlis Akarsu’yu dinleyince yüreği sızlamayan insan olamaz.

“Madem soysuz bende gönlün yok idi, niye doğru yoldan şaşırttın beni.” türküsündeki acı, masumiyet ve isyan karşısında en insan yanımızdan vuruluruz.

Türküler sözün hası ile sesin hasının buluşma noktasıdır. Dertleşme, kafa tutma ve hayata tutunma eylemidir.

Canı yanmamış, sevmemiş, özlememiş, hep kötülük peşinde koşmuş, açgözlü ve zalim insanların türküleri yoktur.

Türküler hayatın kendisidir; güneşin ve toprağın müziğidir. Türküler, tanınmaz bir çocuk sesidir. Türküler kardeştir. Onları Kürt, Laz, Çerkes, Rum, Ermeni diye ayırarak incitmeyelim.

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Türküler Masumdur
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.