Diyanet İşleri başta olmak üzere, Çanakkale Cephesinde Atatürk’ü yok saymaya devam ediyorlar. Oysa Çanakkale Zaferi ‘Mustafa Kemal siz’ anlatılamaz. Bu cephe ve savaşlar Mustafa Kemal’in adı zikredilmeksizin anlatılırsa eksik olur, yanlış olur, yalan olur, çok büyük haksızlık olur…
Tam 15 General, Bir Kurmay Albaya Karşı…
Anafartalar Grubu’nu oluşturan 3 kolorduya yani bir ordu düzeyindeki birliklere komuta eden Mustafa Kemal’in rütbesi kurmay albaydır ama örneğin 9-10 Ağustos’ta Conkbayırı ve Anafartalar’da Mustafa Kemal’in karşısına çıkan düşman kuvvetlerinde General Ian Hamilton ve Braitwait’e ilave olarak 13 general daha sahada bulunmaktadır.
İngilizlerin 6 Ağustos’taki Suvla çıkarmasıyla başlayan 7-8 Ağustos’taki çatışmaları, Anafartalar Grubu’nun yeni çıkanlar ile mevcuttaki Anzak ve İngiliz birliklerine karşı giriştiği 9-10 Ağustos’taki efsane taarruzların detaylarını, birliklerin harekat düzeni ve konumları incelendiğinde çok çarpıcı bir tablo ortaya çıkıyor.
Anafartalar Grubu Komutanı Albay Mustafa Kemal’in emrindeki birliklerin perişan ettiği İngiliz, Anzak ve Hint birliklerinin komuta kademesindeki General Baldvin öldü, Cooper ağır yaralandı.
Tugay Komutanı General A.H.Baldwin Adını verdiğimiz tüm İngiliz-Anzak generallerin 6-10 Ağustos 1915’teki faaliyetleri ortada, hepsi sahada ve fiilen savaşın içinde…
Albay Mustafa Kemal’in yönettiği 10 Ağustos Türk taarruzu sırasında başından vurulan Tuğgeneral Anthony H. Baldwin ve bütün kurmayları ölmüş, Tuğgeneral R. J. Cooper ise ağır yaralanmıştır.
Bu savaşların şerefi direkt Mustafa Kemal’e yazılıyor çünkü savaşlar onu fiilen yöneten komutanın adıyla tarihe geçiyor. Turgut Özakman’ın da işaret ettiği gibi, örneğin Kut’ül Amare zaferi savaşı fiilen yönettiği için Halil Kut Paşa’ya yazılmıştır. O savaş sırasında Başkomutan vekili Enver Paşa’ydı deyip, Kut-ül Amare’yi Enver Paşa’ya yazmayı öneren-düşünen-yazan-çizen yok. Ama iş Mustafa Kemal’e gelince, bazı kalembazlar bu kuralı hemen değiştiriyor. Anafartalar’daki savaşları fiilen yöneten Albay Mustafa Kemal olmasına karşın, zaferlerin şerefini V. Ordu Komutanı Liman von Sanders’e, Enver Paşa’ya ve hatta Padişah Mehmet Reşat’a yazmaya kalkışıyorlar. Oysa taarruzu planlayan-uygulayan Mustafa Kemal’den başkası değil.
Liman Paşa, 9 Ağustos’ta elde edilen başarıyı kutlamak için Anafartalar Grubu karargahına gidiyor, sabah yapılacak 10 Ağustos taarruzunda yine ateş hattına girmemesi için Mustafa Kemal’i ikna etmeye çalışıyor.
Mustafa Kemal ile ilgili yalan-yanlış bilgi ve iftira üretenlere, bu durumu nasıl yorumladıklarını sormak gerekmez mi? Madem Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki rütbesi de, savaştaki rolü de pek önemsizdi, karşısında 15 general birden bulunmasına karşın, Anafartalar’da, Conkayırı’nda üst üste kazandığı zaferleri nasıl izah edeceksiniz?
Bizim bazı yazarların “yarbay” küçümsemesinin altında, işte bu hesap bilmezlik, kadir-kıymet tanımazlık yatar.
Albay Mustafa Kemal ‘in emrinde kaç tümen vardı
Bir kez daha dikkatinize sunuyorum: Yarbay Mustafa Kemal’in ilk görevi 19. Tümen komutanlığıdır. Emri altındaki birlik tümen olduğundan, kullandığı yetki aslında tümgeneralliğe eşittir. 1 Haziran 1915’te albaylığa yükselmiş, tümen komutanlığı görevi de 1915 ağustos başına dek aralıksız devam etmiştir. Mustafa Kemal ‘albay’ rütbesiyle Anafartalar Grup Komutanı olduğunda, fiilen orgeneral yetkisi kullanmıştır. Grup Komutanı olarak Anafartalar-Conkbayırı savaşlarında Gelibolu Yarımadası’ndaki Türk birliklerinden oluşan Osmanlı 5. Ordusu’nun yarısından fazlasına (toplam 18 tümenden 10’una, yani 3 kolorduya) komuta etmiştir. Grup Komutanlığı görevi cepheden ayrılana kadar 4 ay daha devam etmiştir.
Çanakkale cephesinde böylesine büyük bir askeri birliğe Liman von Sanders’ten sonra en uzun süre komuta eden subay, Kurmay Albay Mustafa Kemal’dir.
Osmanlı’nın o dönemdeki kuvvet-komuta düzenini incelemeyenler, Mustafa Kemal’i küçümsemek amacıyla “yarbay” rütbesini öne sürüyorlar.
Çünkü aktardığımız bu detaylar gözden kaçtığında yanılgı dolu yorumlar üretmek kaçınılmaz oluyor… Çaresi yok… Yalan-yanlış-uydurma tarihe karşı, gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz… Gerçekleri anlatabilmek için hep beraber çaba harcayacağız. Unutmayalım… Okur desteği ve güveni, paha biçilmez bir hazinedir… Link: https://youtu.be/QDSz6kTgITo