“-miş”li Yalanlar

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kullanırken derinliğini pek fark etmediğimiz miş’li zaman eki, sadece duyulan zamanı bildirmekle kalmaz, yerine göre farklı duyguları anlatmaya aracılık eder.

Çok kafa karıştırıcı, çok vicdansız bir ektir. Dedikodu yapan, yalan söyleyen, iftira atan, itirafçı sıfatıyla masum insanların hayatını karartan kişiler bu zaman ekini kullanırlar: Şu örneklere dikkat edin: çal-mış, tehdit et-miş, soy-muş, söv-müş, kaçır-mış, aldat-mış…

Örneklerde gördüğünüz gibi, -miş ekini kullanarak insanlara itibar suikastı yapan ve “Çamur at izi kalsın.” onursuzluğu içinde hareket eden bu kişiler, yine bu -miş ekiyle aradan sıyrılmaya, kendilerini kurtarmaya, sorumluluğu kendinden uzaklaştırmaya çalışırlar.

Türk siyasi hayatında ve günlük ilişkilerde bu -miş ekiyle yapılan kirletilmelere milyonlarca örnek bulabilirsiniz: “Hain-miş, terörist-miş, Komünist-miş, dinsiz- miş, hırsız-mış, casus-muş” vb. yalanlarla kim bilir kaç kişi işinden oldu, kim bilir kaç kişinin can güvenliği tehlikeye girdi, kim bilir kaç kişi öldürüldü, kim bilir kaç kişinin psikolojik dengeleri bozuldu, kim bilir kaç kişi intihar etti, kim bilir kaç kişi tutuklanarak yıllarca hapis yattı?

Dünyanın hiçbir dilinde -miş zaman eki yok. Bu, Türkçemize özgü bir ek ve çok eskiden beri kullanılıyor.

Sorumluluktan kaçmak isteyen atalarımız bu ek yerine şöyle bir cümle kurarlardı: “Rivayet olunur ki…”  Günümüzde bu tür uyanıklıklara gerek duyulmadan kulaktan dolma bilgilerle ve -miş ekiyle insanların geleceğiyle oynuyorlar.

İkinci cumhurbaşkanımız İsmet İnönü, bu “-miş” li iftiralardan, dedikodulardan, vicdansızlıklardan, hainliklerden çok çekmiş olmalı ki dayanamayıp şöyle demiştir: “Dünyada Türkiye kadar bünyesinde hain üreten başka bir ülke yoktur.”

Geri bıraktırılmış ülkelerde demokrasi, bilim ve sanat gelişmez, düşünce özgürlüğü yoktur, adalete güven yoktur. Ekonomik, kültürel ve ahlaki değerler çarpıktır. Baskı ve zulümler karşısında çaresizleşen insanlar kendi çözümlerini üretmeye başlarlar. Bu çözüm ne yazık ki “-miş” li bir çözümdür.

Yakın tarihimiz bunun örnekleriyle doludur. Balyoz ve Ergenekon davalarındaki gizli tanıkların ve iftiracıların “-miş” li ifadeleri binlerce insanın hapislerde çürümelerine hatta ölümlerine neden oldu. İntihar eden Deniz Albay Ali Tatar bunlardan biridir.

Yurdum insanı, başkalarıyla ilgilenmeyi, dedikodu yapmayı çok seviyor. Sırf dedikodu yapmak,                                                           sevmediğimiz insanlara iftira atmak, bunu yaparken de kendimizi kurtaracak bir konum yaratmak için   -miş zaman ekini icat ettik. Türkçe öğrenmeye çalışan yabancıların bu zaman ekini öğrenmekte neden zorlandıklarına şaşırmamak gerekir.

Ben, -miş’li geçmiş kipinden, emir kipinden ve edilgen çatılı fiillerden nefret ederim.

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
“-miş”li Yalanlar
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.