Güven, Açıklamayla Değil Şeffaflıkla Korunur

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir belediye başkanının kaç kurumda görev yaptığı, hangi toplantıya katıldığı, ne kadar huzur hakkı aldığı…  Bunlar elbette önemli.

Ancak asıl mesele, alınan paranın miktarından önce, yapılan işlemin hukuka ve kamu vicdanına uygun olup olmadığıdır.

Yenişehir’de son günlerde gündeme gelen huzur hakkı tartışması da tam olarak böyle bir mesele.

*

Sayıştay bir tespitte bulunuyor. Belediyenin Denetim Komisyonu konuyla ilgili değerlendirmesini ortaya koyuyor.

Belediye yönetimi ise yapılan yorumların doğru olmadığını belirterek açıklama yapıyor. Ardından siyasi partiler devreye giriyor ve tartışma büyüyor.

Peki, bütün bunların arasında vatandaş ne bekliyor?

Aslında çok basit: Açıklık.

*

Kamu görevinde bulunan insanlar, yalnızca yaptıkları hizmetlerle değil, kullandıkları yetkinin ve kamu kaynaklarının hesabını verebilme sorumluluğuyla da değerlendirilir.

Çünkü o makamlar kişisel mülk değil, halkın emanetidir.

Burada kimsenin peşin hüküm vermesine de gerek yok.

Bir tarafın açıklamasını doğru, diğer tarafın iddiasını yanlış kabul etmek zorunda değiliz.

Ancak ortada resmî denetim raporlarıyla gündeme gelmiş bir konu varsa, bunun üzeri açıklamalarla örtülemez.

*

Belediyenin yapması gereken, tartışmayı siyasi polemiklere bırakmadan bütün ödeme kalemlerini, tutarları ve hukuki dayanaklarını açıkça ortaya koymaktır.

Varsa mevzuata aykırı bir ödeme, gereği yapılmalıdır.

Yoksa da bunun nasıl mümkün olduğunu belgeleriyle anlatmalıdır.

Çünkü kamuoyunu ikna etmenin yolu, yüksek sesle konuşmak değil, sorulara açık ve anlaşılır cevaplar vermektir.

*

Bir de işin başka bir boyutu var.

Böyle konular gündeme geldiğinde siyasi partiler açıklama yapıyor. Onların açıklamaları ve iddiaları haberimizde var.

Oysa kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı, sadece iktidarın ya da muhalefetin değil, bütün Yenişehir halkının meselesidir.

Bugün bir belediye başkanı için sorulan sorular, hesap verme sorumluluğu ile ilgilidir.

Dolayısıyla mesele kişilere göre değil, ilkelere göre değerlendirilmelidir.

Unutulmamalı ki kamu görevinde bulunmak ayrıcalık değil, sorumluluktur.

Huzur hakkının miktarı tartışılır, hukuki karşılığı incelenir, yanlış varsa düzeltilir. Ama bütün bunların üzerinde bir gerçek vardır:

Halkın güvenini kazanmak kadar, o güveni korumak da önemlidir.

Ve bazen bir makamı korumanın en doğru yolu, eleştirileri susturmaya çalışmak ya da geçiştirmek değil, sorulan sorulara açıkça cevap vermektir.

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Güven, Açıklamayla Değil Şeffaflıkla Korunur
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.