Yenişehir 29 Ekim Kadınları Derneği Kurucu Ekibi
Atatürk'e 'zalim' ve 'kafir' diyen imama tepkiler çığ gibi sürüyor. Kürsüde Atatürk'e hakaret eden Provokatör imama bir tepki de Yenişehir 29 Ekim Kadınları Derneği Kurucu Ekibinden geldi. Konuyla ilgili yapılan yazılı basın açıklamasını Serpil Kayar paylaştı.
“İnsanı insan yapan en büyük özellik iyi ve kötüyü ayırt etmek, kadir kıymet bilmektir diye biliriz.” Şeklinde başlayan basın açıklaması şöyle:
Osmanlı Devleti’nin son yıllarına bakalım. Görünen tam bir çöküntü ve felaket tablosuydu. Yıllar süren yıpratıcı savaşlar sonunda yaşanan göçler, hastalıklar, ölümlerle bitap düşmüş yoksul halk ve halkın tutumuna ilgisiz kalan onları kaderleriyle baş başa bırakan iktidar sahipleri. . Yalnızca vergi ve asker toplanacağı zaman ambar olarak görülen Anadolu halkı.. ve gerçekleri dile getiren halkın yanında olup karşılığında sürgüne gönderilen aydınlar..Toprak,itibar ve para ile birlikte çok sayıda insanını kaybetmiş bir imparatorluk. Artık gözde bölgesi Rumelide sınırlarımız dışında kalmıştır. Tifo, kolera, veba, dizanteri gibi salgın hastalıkların pençesinde göç etmeye çalışan halk. Rumeli’den ve Arap illerinin de kaybından sonra sıranın Anadolu’ya geldiğini görenler, son olarak Anadolu insanına dayanmak ve kurtuluş savaşını onunla yapmak gerektiğini anlarlar. Anadolu’da bölgesel direnişler halinde filizlenen kurtuluş hareketlerinin başına geçerek bütün kuvvetleri tek bir noktada toplayan Atatürk’ün, halkı, Kurtuluş Savaşı için hareketegeçirmesi. Sonuç; her türlü yoksulluk ve yalnızlığa rağmen her karışı şehit kanlarıyla kazanılmış bir vatan ve bağımsızlık… Ve yine Atamızın öngörüleriyle modern ve gelişmiş bir cennet ülke…
Hepimiz iyi biliyoruz Atatürk, sadece bizim değil, tüm dünya ülkelerinin örnek aldığı bir deha, mazlum ülkelere ışık olmuşeşsiz bir lider. Yoktan var ettiklerini görmemek mümkün mü? Bugünümüzü onun sayesinde yaşadığımızı inkar etmek olabilir mi?
Bir deha şöyle diyor
Işık her yere dolduğunda karanlık kaybolur ama aslında karanlığın kaçtığı falan yoktur. Karanlık zaten hiç yoktur. Söz konusu olan ışığın bulunmamasıdır sadece. Evet, ışık1919’dan beri var. Hep vardı yine var ..hep var olacak.Sorun bazı zihinlerin hiç ışık almadığıdır…Işığı kabullenmek ,gerçeğe zihni açmak fıtratlarına terstir çünkü.
Ama ışığı bir kez görenler karanlığa asla teslim olmazlar…Bizler Atamızın ışığında onu içimizde sürekli yaşatarak, emanetlerine sahip çıkarak ona duyduğumuz minnet ve saygıyla karanlıklara geçit vermeyeceğiz..