Bando mu, Trampet mi?

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yenişehir’de son günlerin en çok konuşulan işlerinden biri, belediye bünyesinde kurulan kadın trampet ekibi oldu.

Yenişehir Belediyesi Kadın Bandosu” adıyla duyurulan topluluk, 19 Mayıs etkinliklerinde ilk kez sahaya çıktı.

Açık söylemek gerekir ki; ortaya konulan emek küçümsenecek bir emek değil.

Evlerinden çıkıp prova yapan, heyecan yaşayan, ilçede ilk kez böyle bir oluşumun içinde yer alan kadınların çabası takdiri hak ediyor.

İnsanların alkışının önemli bir kısmı da zaten bu samimiyete yönelikti.

Fakat işin bir de başka tarafı var.

Türkiye’de belediyelerin bando takımları denildiğinde akla; trompetten klarnete, saksafondan trombona kadar farklı nefesli ve vurmalı çalgılardan oluşan, belirli bir müzik altyapısıyla çalışan topluluklar gelir.

Yenişehir’de kurulan yapı ise daha çok ritim ve trampet grubunu andırıyor.

Yani ortada “kadınlardan oluşan bir trampet ekibi” var. Buna doğrudan “bando” demek ise fazla iddialı kaçıyor.

Asıl problem de burada başlıyor.

Yenişehir Belediye Başkanı’nın bu işi olduğu halinden daha büyük göstermeye çalışması, doğal olarak eleştiriyi beraberinde getiriyor.

İlçede yeni kurulmuş mütevazı bir ritim grubunu, “Bursa’da bir ilk”, “kadın bandosu”, “tarihi adım” gibi ifadelerle sunmak, yapılan işi büyütmüyor; aksine tartışmalı hale getiriyor.

Çünkü insanlar gördükleriyle anlatılan arasındaki farkı hissediyor.

Oysa mesele çok daha sade ve samimi bir şekilde anlatılabilirdi:

“Yenişehir’de kadınlardan oluşan bir trampet ve ritim ekibi kuruldu. İlk gösterilerini yaptılar.”

Bu haliyle bile kıymetliydi zaten.

Yenişehir Belediyesi’nin her zamanki hatası, küçük ama değerli işleri olduğu gibi anlatmak yerine sürekli “ilk”, “en”, “tarihi”, “efsane” gibi sıfatlarla süslemeye çalışmaları oluyor.

Halbuki toplum artık abartıyı çok hızlı fark ediyor. Özellikle sosyal medyada birkaç görüntü izleyen herkes, klasik anlamda bir bando ile trampet grubunun aynı şey olmadığını biliyor.

Burada kadınların emeğiyle siyasi vitrini birbirinden ayırmak gerekiyor.

Eleştirilmesi gereken şey kadınların çabası değil; ortaya çıkan tabloyu olduğundan farklı pazarlama gayreti.

Çünkü o kadınlar gerçekten emek verdi. Belki ilk kez kalabalık önünde yürüdüler, ilk kez ritim tuttular, ilk kez bir etkinliğin parçası oldular.

Bunun değeri zaten yeterince büyük. Buna bir de gereksiz “şov dili” eklenince işin doğallığı gölgeleniyor.

Yenişehir’in kültürel etkinliklere ihtiyacı var mı? Var.

Kadınların sosyal yaşamda daha görünür olmasına ihtiyaç var mı? Kesinlikle var.

Peki, bunları yaparken biraz daha gerçekçi ve ölçülü bir dil kullanmak gerekiyor mu?

Belki de en çok o gerekiyor.

 

 

 

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Bando mu, Trampet mi?
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.