Yenişehir Belediyesi’nin kendi iştiraki olan YESAŞ ile ilgili basına gönderdiği “Yesaş’a Hijyen Cezası” başlıklı açıklamada hijyen kurallarına uyulmadığını tespit ettiğini, ceza uyguladığını duyurdu. “hamur kazanlarında güve olarak tabir edilen böceklerin bulunduğu” vurgulandı ve bu ihmalkârlığı görmezden gelinemeyeceği ifade edildi.
Aynı anda diğer fırınlarda da denetim yapılmış ve ceza kesilmiş olmasına rağmen, basın açıklamasında yalnızca belediyeye ait fırının hedefe konulması Yenişehir kamuoyunun dikkatinden kaçmadı.
Eğer amaç gerçekten halk sağlığını bilgilendirmek olsaydı, denetimlerin genel sonuçları paylaşılır, tüm işletmeler için eşit bir dil kullanılırdı. Oysa burada, özellikle tek bir fırının adı ve imajı öne çıkarılarak bir kamuoyu algısı oluşturulmuştur. Üstelik bu fırın, belediyenin “köklü kurumlarından biri” olarak tanımlanırken, aynı anda itibarsızlaştırılmıştır.
Daha da çelişkili olan ise şudur:
Belediye Başkanı Ercan Özel,, her fırsatta bu fırının imajını zedeleyecek haberlere izin vermeyeceklerini söylerken, bu kez bizzat kendi açıklamasıyla o imajı yerle bir etmiştir. Bu tablo ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor:
Ortada bir hijyen denetiminden çok, fırın yönetimiyle yaşanan bir hesaplaşmanın, fırın üzerinden kamuoyuna yansıtılması mı vardır?
Kamu gücü; hesap sormak için değil, adaleti sağlamak için kullanıldığında anlamlıdır. Denetim, şeffaflıkla yapılır; ama şeffaflık, seçici bir teşhir anlamına gelmez. Aksi halde denetim, kamu yararı olmaktan çıkar, siyasi ya da idari bir mesaj aracına dönüşür.
Ve işte o zaman, denetlenen YESAŞ’tan çok, denetimi yapan anlayış tartışılır hale gelir.