Sosyal Medya Bağımlılığı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sosyal medyanın; çocuklar, gençler ve aileler üzerindeki etkileri hakkında her yıl yüzlerce hatta binlerce araştırma yapılıyor. Ortaya çıkan sonuç ne yazık ki ürkütücü.  İsterseniz önce ailelerin durumunu ele alalım.

Ailelerin çoğu sosyal medyanın kendilerine ve çocuklarına verdiği zararlar konusunda bilinçli değil. Durumu ya görmezden geliyorlar ya da temelsiz birtakım açıklamalarla yetiniyorlar.

Onlara göre, çocuklarının kötü alışkanlıkları yok. Odasına çekiliyor, bilgisayarı ve akıllı telefonu ile oyalanıyor.

Sorumsuzluğa bakar mısınız? Çocuk ekran başında ne yaşıyor, ne hissediyor, nasıl etkileniyor? Bunları düşünen yok. Çocuğunuzun yan odada olması kötü alışkanlığı olmadığı anlamına gelir mi?

İşin doğrusu şu: Çocuğun odaya kapanması ailenin işine geliyor ve onları rahatlatıyor. Çocuklarını daha fazla riskler barındıran çevrim içi dünyaya bırakıyorlar.

Oysa bu dijital alanın dışı parlak ama içeriği çok karanlık ve riskli. Direnemiyorlar; çünkü anne ve baba yorgun. Çocuklarıyla vakit geçirecek güçleri yok. Muhtemelen kendileri de sosyal medya bağımlısı. Ekranda ve sosyal medyada geçirdikleri süre çok uzun. Sizin anlayacağınız herkes kendi derdinde.

Şu acıklı duruma bakar mısınız? Anne, iki üç yaşındaki çocuğuna yemek yedirebilmek için tablet bilgisayardan ya da akıllı telefondan yararlanıyor.

“Neden böyle yapıyorsun? Bu çok hatalı!” diyecek olsanız verdiği yanıt her zaman aynı: “Ne yapayım, başka çarem yok. Tablete bakmadan yemeğini yemiyor.”

Gelelim çocuklara ve gençlere.

Çocuklar ve gençler, oyun temelli ve keşif yapmayı özendirici ortamlardan uzaklaştılar. Akıllı telefon ve sosyal medya temelli çevrim içi hayatın içine hapsoldular.

Sosyal alanları daraldı, dikkatlerini toplamakta zorlanıyorlar. Özgüvenleri zayıfladı, uyku düzensizlikleri ve yemek yeme bozuklukları şikayetler listesine eklendi.

Şimdilik az da olsa kendine zarar verme, siber zorbalık gibi davranış bozukluklarına tanık oluyoruz.

Yapılan araştırmalar, 2030 lu yıllarda çocukların ve gençlerin en büyük sağlık sorununun depresyon olacağını gösteriyor.

Çocuklar ve gençler arayış içinde. Kendilerini sosyal medyadakilerle karşılaştırıyorlar. Sosyal medya onların hayatını domine ediyor.

Peki, anneler, babalar ve çocukların yakın çevresinde bulunanlar neler yapabilirler?

Sosyal medyayı çocuklara ve gençlere tümüyle yasaklamak mantıklı değil ama sosyal medya ile tanışmalarını geciktirebiliriz.

Alınabilecek en etkili önlem denetimdir. Aileler, yasak koyma yerine yönetmeyi başarmalı. Bunu başarabilirlerse sosyal medyayı faydalı bir alana dönüştürebilirler.

Bilinçli kullanıldığı zaman sosyal medya çocukların ve gençlerin öğrenmelerine, kişilik geliştirmelerine, sorgulama yeteneklerinin gelişimine yardımcı olabilir. Sosyal medya dinamit gibidir. Onun amaç dışı kullanılmasını önlemek gerekir.

Çocuklarla iletişim kurmak, onlarla vakit geçirmek şart. Sosyal medya kullanımına sınırlama getirmek tek başına bir çözüm değildir. Aynı sınırlamaya anne ve baba da uymalıdır.

Kitap okumayan anne baba, çocuklarına kitap okuma alışkanlığı kazandıramaz.

Sosyal medyadan ya da televizyon dizilerinden başlarını kaldıramayan anne ve baba evlatlarının karşısında komik duruma düştüklerini anlamak ve değişmek zorundadırlar. Çocuklar ve gençler söylenenlere aldırmaz ama davranışlardan etkilenir.

Çocuklarınızı doğayla barıştırın. Sanata ve spora yönlendirin. Denetleyin. Açık, tutarlı ve gerekçesi açıklanmış sınırlamalar koyun.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Sosyal Medya Bağımlılığı
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.