-Bana çalmadan çırpmadan başaramazsın dediler.
– Peki, başarabildin mi?
-İnat ettim, azimle gece gündüz çalıştım. Rüşvet almadım, rüşvet vermedim, yalan söylemedim, vergi kaçırmadım, dalkavukluk yapmadım ve gerçekten başaramadım.
*
-Dünyada algılama, anlama yönünden kaç türlü insan vardır?
-Üç türlü insan vardır: Görenler, gösterince görenler ve asla görmeyenler.
*
– Yalakalar neden çok tehlikelidir?
-Çünkü yalayanlar ısırabilir de. Bunlar okşayan elin değerini bilmezler ve kendilerini tekmeleyenlerin ayağını öperler.
*
– Yaşadığım aksilikler beni çok yıprattı. Kendimi çok yorgun ve çaresi hissediyorum. Bu durumdan kurtulmak için sizce ne yapmalıyım?
-Şarkı söylemeye devam et. Hayat seni mutlaka dansa kaldırır.
*
-İnsanlarla iletişiminiz iyi ama Bazı durumlara ve kişilere karşı “Eyvallahsız” bir tutum sergiliyorsunuz. Bu, duyarsızlık değil sessiz bir direniş gibi geliyor bana. Yanılıyor muyum?
– Beni hiç pışpışlamadılar. Ben kendi kendimi büyüttüm. İşte bu yüzden şımarıklığa, tehditlere ve lanet olası öğütlere karşı tepkiliyim. Beni eksilten cahillere, aptallara, riyakarlara, dalkavuklara, katlanamam. Senin “Eyvallahsızlık” dediğin şey herhalde budur.