“Demokratlar” Mollalaşırken…

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçen yüzyıl, 1905 ile 1922 arasında bölgemiz ülkelerinde 3 büyük devrim hareketi oldu. Birincisi Rusya’da 1905 yılında başlayan ve 1917’de Bolşevik ihtilali ile sonuçlanan Sovyet devrimi. İkincisi 1905-1909 arasında İran’da Şah rejimine karşı başlatılan ve ne yazık ki bastırılan Anayasa Devrimi, üçüncüsü ise 1908 İkinci Meşrutiyet ile başlayıp 1922’de zaferle noktalanan antiemperyalist Türk Devrimi.

Her üç devrim birbirini etkilemiştir. 1905 Rusya’sında ünlü Potemkin zırhlısı ayaklanması ve İran Anayasa Devrimi tam olarak eş zamanlıdır ve birbirini etkilemiştir. İran Devriminin bastırılmasında Rusların ünlü Kazak süvarileri kullanılmıştır. 1915 yılındaki Çanakkale savunması aynı zamanda Sovyet Devriminin önünü açmış, Sovyet Devrimi de Ulusal Kurtuluş savaşımızın Doğu cephesini rahatlattığı gibi Sovyetler Birliğinin desteğini de almıştır.

Ünlü yazar Amin Maalouf’un , Semerkant adlı eseri ağırlıklı olarak İran’ı konu alır. Şair ve Feylesof Ömer Hayyam’ın yaşam öyküsü etrafında örülen romanda diyaloglar ile anlatılan olayların büyük kısmı yazarın hayal gücü ile ortaya çıksa da tarihsel olaylar zinciri gerçeğe dayalıdır. Eserde sadece Ömer Hayyam değil, Selçukluların ünlü veziri Nizamülmülk ve şimdilerde adından yeniden söz edilen Haşhaşilerin kurucusu ve Alamut Kalesini kuran Hasan Sabah da anlatılır. Romanın son bölümlerinde yüz yıl önceki İran Devrimine ilişkin anlatımlar da yer alır.

Eser belgesel olmadığı için hangi diyalogların gerçek olduğunu bilemiyoruz. Ancak günümüze ışık tutan çok veciz sözlerle de karşılaşıyoruz.

Eserin esas kahramanı Amerikalı bir bankerin oğlu olan Benjamin Omar Lasage, Ömer Hayyam’ın izin bulmak üzere 3 kez gittiği İran’da Anayasa Devrimini de yaşar. İlk gezisinde o sırada İran hükümdarı olan ve daha sonra bir suikast ile öldürülen Rıza Şah’ın yeğeni Şirin Sultan ile tanışırlar. Benjamin, ABD’nin Annapolis kentine döndüğünde yerel gazetede İran anıları yanında o sırada patlayan İran Anayasa Devrimi ile ilgili haberler de yazmaktadır. Haberlerin büyük kısmının kaynağı Şirin Sultan’ın gönderdiği mektuplardır.

Gerçekten yazılmış mıdır bilinmez? Ama Şirin’in yazdığı mektuplardan birinde İtan ile ilgili şu değerlendirme yapılmaktadır: “İran hasta. Başucunda pek çok doktor var. Çağdaş doktorlar, gelenekçi doktorlar… Her biri kendi ilacını öneriyor. Onu kim iyileştirirse gelecek onun olacak. Bu devrim başarılı olursa mollalar demokratlaşma; olmazsa demokratlar mollalaşma zorunda kalacaklar.”

Kıssadan hisse: Türkiye de uzun süredir hasta. Başında Amerikancı mollalar var ve bu mollalar hastaya başkalarının yaklaşmasına izin vermiyor. Ne yazık ki çağdaş olduğunu iddia eden sözde aydınlar bu durumu kabullenip teslim oluyor.

Kendine “demokrat” diyenlerin bir kısmı ne yazık ki mollalaşıyor. “Yetmez ama evetçiler” onlardan oluşuyor. Türkiye yüz yıl önce İran’ın başaramadığını başarmıştı. Yine başaracak. Mollalaşan sözde demokratlara rağmen…

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
“Demokratlar” Mollalaşırken…
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.