Yenişehir Kirazlıyayla Mahallesi’nde, uzun süredir tartışmalara konu olan atık barajı çöktü. Büyük miktarda maden atığı önce dereye karıştı ardından ovaya ulaştı. Olayın ardında, Belediye Başkanı Ercan Özel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal bölgede yaptıkları açıklamalarla tepki gösterirken Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu köyde yaptığı geniş katılımlı basın açıklamasında felaketin bütün boyutlarını değerlendirdi.

Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel:
Olayın ardından Kirazlıyayla’ya giderek mahalle muhtarı Hasan Açar’la birlikte incelemelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, yaşanan durumun bir çevre felaketi boyutunda olduğunu söyledi.
Çökmenin ilerleyebileceğine dikkat çeken Özel, “Bu felaket yalnızca bugünü değil, önümüzdeki ayları da ilgilendiriyor. Binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atığın toprağa ve suya karışması kabul edilemez. Bu durum ciddi çevresel riskler barındırıyor” dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu:
“‘Çevre katliamı yapıyorsunuz’ dedik, uyardık! Şimdi ne yapacaksınız? Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde, uzun süredir tartışmalara konu olan Meyra Madencilik’e ait atık barajı çöktü.
Biz bu barajın yapılmaması gerektiğini açıkça söyledik. Tarihi de belli: 12 Mayıs 2020. Yetmedi… Bölgede yaşayan köylüler alana sokulmadığında, sahaya girerek iş makinelerini durdurduk. Biz gördüğümüz yanlışı söyledik. Bilimin sesini, aklın sesini, vicdanın sesini haykırdık. Ama gözü dönmüş şer odakları kulaklarını tıkadı. Şimdi soruyoruz: Bunun hesabını nasıl vereceksiniz?
Çünkü bugün o tesis patladı. Atıklar Sarıyer Deresi’ne doldu, zehir Yenişehir Ovası’na akıyor. Mesele haklı çıkmak değil. Mesele doğayı, suyu, toprağı, insanı korumak. Ama siz hiçbir şey yapamadığınız gibi, bir de Yenişehir Ovası’nı zehre maruz bıraktınız. Alın işte sizin eseriniz… Alın işte sizin gözü dönmüş düzeniniz!”
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal:
İliç’te yaşanan neyse, bugün burada onu yaşıyoruz. Adım adım zehir, koşarak ölüm getirdiler. Dağlar yer değiştiriyor. Suların yönü, toprağın kaderi, insanların hayatı zorla değiştiriliyor. Binlerce yıllık kültür, yaşam, emek; insana dair ne varsa, para uğruna gözden çıkarılıyor, peşkeş çekiliyor. Bu madenlerden çıkarılan altın, gümüş, çinko, bakırdan elde edilen gelir; hastalanan insanların kanserle, ağır hastalıklarla mücadelesi için harcanan paranın yanında yok hükmündedir. Yani kazanç diye sunulan şey, toplumun ödediği bedelin çok altındadır. Köylüye tek bir yatırım yok. ‘Evinizi barkınızı bırakın, gidin’ deniyor. Şirketler yatırım ve vergi teşvikleriyle beslenirken, benim çiftçim destek alamıyor. Neden? Çünkü iktidar açıkça ‘Siz bana yüktünüz. Verginizi verin, yoksullukla boğuşun. Üretmeyin, ben ithal ederim. Yeter ki sesinizi çıkarmayın’ diyor.
Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu:
Kirazlıyayla’da, bir taraf tan çöken atık barajının zehri ovaya akarken tepkiler artarak devam ediyor. Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu burada yaptığı basın açıklamasını Kirazlıyayla’da felaketin sorumlularının hesap vermesi gerektiğine vurgu yapılarak “ Bu bir çevre kazası değil, açık bir kamu suçudur” denilerek madenin kalıcı olarak kapatılması istendi.
Platform sözcüsü Erkan Erdem tarafından okunan açıklamada, Köylülerin yıllardır direnmesine rağmen, Bakanlığın şirketten yana tavır aldığı ve aynı bakanlığın şu anda yaptığı “Durdurduk” açıklamasının da göz Boyama olduğu ifade edildi.
Bu yaşanan olayın bir doğa yağması olduğu, Uluslararası boyutu olduğu belirtilen açıklamada ayrıca “Sorumlular Nerede? Sorusuna, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Derhal Yanıt Vermelidir” denildi.
Konuyla ilgili taleplerin de sıralandığı açıklama özetle şöyle:
Şirketin Şubat 2025’te sunduğu ÇED raporunda yeni atık barajı alanı rezerv bölgesi olduğu için süreç sonlandırıldı. Ancak Temmuz 2025’te aynı alanı içeren raporda bu kez süreç devam ettirilmiştir.
Bu durum MTA ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın her zaman sermayeden yana tutumunun açık göstergesidir.
Bakanlığın “Durdurduk” Açıklaması Göz Boyamadır
Bakanlık şimdi “faaliyetleri durdurduk” diyor. Peki yıllardır neredeydiniz? Derelere kimyasal akarken, atıklar heyelana açık alanlara yığılırken, baraj yapılmamışken bu tesis nasıl çalıştı?
Bir kepçe, bir kamyonla taş döşeyerek barajı onarmaya çalışıyorlar. Ancak kepçeler çalıştıkça atıklar dere yatağına akmaya devam ediyor. Soruyoruz: Siz kimi kandırıyorsunuz?
Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
Bu faaliyetler derhal durdurulmalı, şirketin tüm çalışmaları kalıcı olarak sonlandırılmalıdır. Sorumlu kamu görevlileri, izin verenler, denetlemeyenler ve göz yumanlar hakkında acilen soruşturma başlatılmalıdır.
Sorumlular Nerede?
Şimdi soruyoruz: 2019 yılında burada atık barajı yapılabileceği yönünde olumlu görüş verenler nerede? 2019 ÇED raporunu onaylayan bakanlık nerede? Bu tesise izin veren bilirkişiler nerede? Denetim yapması gereken resmi kurumlar nerede? Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri nerede? Bu felaketin sorumluluğu yalnızca şirkette değildir. İmza atan, görmezden gelen, denetlemeyen herkes bu suçun ortağıdır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Derhal Yanıt Vermelidir
Atık barajının çökmesinin ardından içme ve kullanma sularında, dere sularında, yeraltı sularında, toprakta ve havada kirlilik ölçümü yapılmış mıdır? Yapıldıysa ölçüm sonuçlarında ağır metal ve toksik madde tespit edilmiş midir; edildiyse hangi maddeler hangi oranlarda bulunmuştur? Bu atık maddenin ne kadarı doğaya karışmıştır?
Taleplerimiz
Meyra Madencilik derhal ve bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır. Atık pasaların açık alanda depolanmasına kesinlikle izin verilmemelidir. Türkiye’nin her yerinde yeni İliç felaketleri yaratacak atık barajları sıkı denetime alınmalıdır. Atık barajı bulunan madenlerin kapatma planları yapılmalı ve hızla uygulanmalıdır.
