Emeklilik dönemini yaşayan bir kadın, bir sonbahar akşamüstü evine dönerken biraz kırgın ve biraz yorgun hissediyormuş.
O gün 30. evlilik yıldönümleri olduğunu düşünerek hayıflanmış. Otuz yıl boyunca hiç yıldönümlerini hatırlamayan eşine kendi içinden söylenerek mutfağa girdiğinde saate bakmış.6 sıralarında eşinin geleceğini bildiğinden, yeterince vakti olduğunu düşünerek, yemek hazırlamaya başlamış.
Geçen otuz yılı, paylaştıkları hayatı hafızasında canlandırırken kapı çalmış. Her geldiğinde kapıyı çalan, hep saatinde evine gelen, ne olursa olsun yanında olan bu adamı hala çok sevdiğini düşünerek kapıya yönelmiş.
Hep eşini karşılayan kendisiymiş kadının. Çünkü onun işi daha erken biter, eve daha erken gelirmiş. Emekli olduktan sonra da durum hiç değişmemiş. Kadın kapının çalmasını, adamsa kapının açılmasını hep sevmiş.
Günlük sohbetler, beraber hazırlanan ve toplanan masa rutinleriymiş yıllardır. O gün de farklı değilmiş diğerlerinden. Ancak o gece yemeğin sonunda adam cebinden iki tane bilet çıkararak, evlilik yıldönümlerini kutlamış.
Kadın şaşkın, ne diyeceğini bilemez şekilde biletleri almış eline. Bakmış. Ağlamaya başlamış. O akşam şehirdeki tiyatroda, en sevdiği operanın temsiline iki bilet.
Tam otuz yıl sonra. Eşi hatırlamakla kalmamış, onun sevdiği bir etkinlik organize etmiş. Üstelik operadan nefret etmesine rağmen.
İlk şaşkınlıktan sonra kadın eşine sarılmış ve ne kadar mutlu olduğunu ifade etmiş. Beraber hazırlanıp operaya gitmişler.
Beklenen üzere adam operanın başlamasından beş dakika sonra kadının omzunda uyuyakalmış. Kadın bir an gülümseyerek ona bakmış, yelpazesini elinde sallayarak operayı izlemeye devam etmiş.
Adam rüyasında boynunun kesilerek öldürüldüğünü gördüğü sırada, eşinin yelpazesi boynuna çarpmış. Bu eşzamanlılıktan mıdır bilinmez, eşi o an orada hayatını kaybetmiş.
Bu hikayeyi okurken kadın için üzüldüyseniz ya da nasıl olur böyle bir şey diye düşündüyseniz, okuduklarınıza inanan ve belki de biraz romantik biri olduğunuzu söyleyebiliriz.
Ancak, adam öldüyse rüyasını nerden biliyoruz diye sorduysanız, o zaman kendini inandırmak yerine sorgulayan bir yapınız olduğunu söylemek mümkün.
İkinci durumda, kazanan taraftasınız.