Yılın en sevdiğim ikinci zamanı geldi. İlkini paylaşmıştım. Yeni yıl zamanını çok seviyorum.
Bir de bu hafta gelen hıdrellezi. 5-6 Mayıs. 5i gecesi yani aslında.
Üç yıl önce yine bir hıdrellez yazısı yazmıştım. O zamanlar ülkem adına çok umutlu olduğum zamanlardı. Hayal kırıklığım büyük olmuştu.
Her geçen gün umut etmek için çabaya daha çok ihtiyaç duyuyor olsak da, bu durum hıdrellez zamanları ister istemez kolaylaşıyor benim için.
Umarım sizin için de öyledir. Gerçekten bayram gibi hissettiriyor bana.
Gerçeğin can yakıcı olduğu zamanlarda, inanç insanı ayakta tutuyor. Aksi halde, yaşamak zorlaşıyor maalesef.
Herkesin inancı kendine göre elbette. Benimki umudumu yükseltenlerden yana.
Hıdrellez, Hızır ve İlyas peygamberin buluştuğu gün. Toprağa, insana, dünyaya bereketin aktığı gün. Dileklerin kabul olduğu gün.
Bir sürü farklı ritüeli var. Ama bence önemli olan niyetler.
Benim bu yıl niyetlerimin başında, insan olduğumuzu hatırlamak, saygıyı ve sevgiyi hatırlamak, yardımlaşmayı ve merhameti hatırlamak var.
Tüm dünya için ve özellikle de mensubu olmaktan gurur duyduğum bu millet için en büyük temennim silkelenip kendine gelmesi.
Biz tanımadığımız insanlara evini açan bir milletiz. Ne ara tanıdıklarımızdan bile korkar hale geldik diye düşünüyorum.
Ne zaman bu kadar öfkeli, bu kadar merhametsiz, bu kadar menfaatçi olduk biz. Yetişen yeni nesil üzerinde sistematik olarak uygulanan planlar, uygulayanların beklediği gibi olmadı diye düşünüyorum.
Bu yüzden silkelenip kendimize gelmemiz şart. Nasıl olacak bilmiyorum. Am olmak zorunda. Belki bu bir başlangıç olur.
Umarım olur. Hıdrellezimiz kutlu olsun. Tüm dileklerimiz kabul olsun.