Sorunlu Ülke, Sorumsuz İktidar

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

onr

“Lanetliyoruz..”

“Kınıyoruz..”

“Güçlü bir şekilde lanetliyoruz..”

“Şiddetle kınıyoruz..”

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanların yaptıkları faaliyet sadece aynı açıklamaları tekrar ve tekrar yapmak.. Sadece bu ve buna benzer birçok cümle kurmak..

Sorumlular hesap versin, biri sorumluluk alsın istifa etsin? Yok, sanki başka bir ülkede kaos, güvenlik zafiyeti var.

Her hafta bir bomba.. Her yerde terör.. Ülkenin batısı ayrı doğusu ayrı bir kaos içerisinde..

Ülkenin batısı evden çıkamazken, doğusu eve giremez durumda..

İstihbaratı Almanya Konsolosluğu’ndan, ABD Büyükelçiliği’nden öğrenebilir konumdayız.. Alman istihbaratına "teyide muhtaç" diyip, teyide muhtaç bir istihbaratı dahi olmayan bir Vali var bu ülkede.. Polis olmayan ama Emniyet Müdürü olan var İstanbul gibi bir metropolde..

7 Haziran Seçimlerinden sonra, sırf sonuçtan memnun değiller diye, sırf 1 Kasım’da oylarını arttırabilmek için, sırf iktidar için “Ya Başkanlık Ya Kaos” diye ortalığı birbirine katan, kaostan beslenen, bu sebeple bizzat kaosu körükleyen, istikrarsızlık ortamı yaratıp istikrar bizimle gelir diyerek insanları kandıran, Oslo'da terör örgütü ile görüşen ama kendi dışında herkese terörist diyen, ülkeyi terör örgütlerinin meskeni haline getiren, güvenliği sağlayamayan ama hiçbir sorumluluğu da kabul etmeyen, sadece başta söylediğim basma kalıp, samimiyetsiz cümleleri sarf eden, sanki iktidar olan kendileri değilmiş gibi sadece lanetlemek dışında hiçbir şey yapmayan bir iktidar var..

Ankara’daki feryat geliyor aklıma: İktidarınız batsın!

Bu ülkede, maalesef, polisten, ambulanstan önce Yayın Yasağı geliyor..

Eskiden Orta Doğu’da bir insan öldüğünde, insan hayatı çok ucuz oralarda derdik, her an ölebilirsiniz Orta Doğu ülkelerinde diye acıyarak bakardık. Orta Doğu’ya yol yordam gösterip, ayar çekmeye çalışan Hükümet, Orta Doğu’yu ülkeye getirdiler iyi mi.

Bombalı eylem oluyor, kırk tane örgüt ismi dolaşıyor acaba hangisi yaptı diye. Sanırsın burası Suriye..

Suriye’de savaş var, orada bile haftada 50-100 kişi ölmüyor.

En kötüsü de alışmak.. Ölümlere alıştı herkes, sorumluluk duymuyor hiçbir şeyden Hükümet.

Bir de kahramanlık nutukları atıyorlar sormayın gitsin. Terör kimseyi yıldırmasın, korkmayın diye. Beyler kimse sizin gibi onlarca, hatta yüzlerce koruma ile zırhlı araçla, jammerlarla gezmiyor. Gittiğimiz yerler, sizlerinki gibi önceden aranmıyor. Biz normal insanlar, İstanbul’daki gibi İstiklal’de öyle normal bir şekilde yürüyoruz, gezmeye ya da bir iş halletmeye gidiyoruz, Ankara’daki gibi otobüse, servise biniyoruz, otobüs durağında bekliyoruz.

Korkarım, bunlar iyi günlerimiz olabilir.. Bir gün bize de “demokrasi” getirmek için birileri gelebilir. İran’daki gibi Humeyni ile emperyalizm arasında kalmak gibi bir durum oluşabilir. İşte Erdoğan da bu kartını oynuyor, bana sarılın yoksa terör daha da artar diye burada bile siyaset yapıyor.

İşte tam da burada, bu ortamı ortadan kaldıracak bir hamle yapılması lazım. Milletin istikbalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. Biz gençler, genç siyasi aktörler de daha fazla inisiyatif alması gerekmekte. Bu terör oyununu ancak doğru tahlillerle bozarız. Şimdi bu konuda kafa yorma zamanı.

Kafa yormaya şuradan başlayalım: 18 Mart 1915’te bu ülkenin insanları “omuz omuza” “kardeşçe” mücadele ederek, emperyalizme karşı büyük bir zafer kazandı. Peki, biz nasıl, ne zaman, hangi politikalarla, kimler yüzünden bu hale geldik?

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Sorunlu Ülke, Sorumsuz İktidar
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.