Boş zaman

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Boş zaman boşa harcanan zaman mıdır?

Yaşadığımız çağ, bize her anı verimli geçirmemizi söylüyor.

Dolayısıyla iş dışında kalan zamanlarımızda, aynı anda birkaç şey birden yapmak için çok çaba sarf ediyoruz.

Örneğin yemek yaparken izlememiz gereken bir video ya da dinlememiz gereken bir kayıt varsa onu arka planda açarak zamanı verimli kullandığımızı düşünüyoruz.

İşten eve geldiğimizde sosyal medyada vakit geçirmek, televizyonda bir film izlemek vb aktiviteler bizim için dinlenme zamanları kabul ediliyor.

Hatta spor yaparsak, en azından meditasyon ve mindfulness egzersizleri yapıyorsak zamanımızın çok daha kaliteli olduğunu varsayıyoruz.

Oysa bilimsel araştırmalar gösteriyor ki, tıpkı beden gibi beynin de dinlenmeye ihtiyacı var. Beynin dinlenmesinin yolu hiçbir şey yapmadan düşünceler arasında sıçramalar yapması ve herhangi bir odak olmadan boş kalmayı başarabilmesinden geçiyor.

Halbuki bizim okuduklarımız tam tersini söylüyor.

Beynin boş kalması, ölü zaman ve kaçınılmaz depresyon olarak gösteriliyor. O kadar korkuyoruz ki zihnimizin boş kalmasından,  boşlukları doldurmak için düşünce sistemimizi eğitmeye bile vakit harcıyoruz.

Ancak bilim diyor ki, yaratıcılık ve üretim ancak herhangi bir şeye odaklanmamış zihinde gerçekleşen düşünsel sıçramalar sonucunda oluşur.

Bilimin tezine göre, bizim kaliteli zaman geçirmek ya da boş zamanlarımızı değerlendirmek adı altında yaptığımız şeyler, zihnin uyku dışında kalan tüm zamanını çalışarak geçirmesine sebep oluyor.

Bu nedenle yaratıcılık, hayal kurmak gibi zihni besleyen ve aynı zamanda dinlendiren aktiviteleri gerçekleştiremiyor.

Uyku dışında dinlenmesine izin vermediğimiz zihnimiz zaman içinde stres, kaygı bozukluğu, depresyon gibi birçok ruhsal ve aynı zamanda bedensel hastalıklara neden oluyor.

Şimdi görüyoruz ki asıl mutsuzluğun kaynağı zihne boş kalabilecek zaman bırakmıyor oluşumuz.

Boş kaldığında üretebileceği düşüncelerin bir kısmı olumsuz olabilir elbette ve hatta bizi mutsuz edebilir.

Ancak düşünce ve duyguların büyük bir okyanustaki dalgalar olduğunu hatırlarsak, her birinin geldiği gibi gideceğini kabul edersek, tüm o dalgalanmaları içinde kalarak değil de seyirci olarak izlersek, bir çok yaratıcı fikir için ve hatta kendimizi tanımak adına alan yaratmış oluruz.

Bu yüzden aslında boş zaman, boşa geçen zaman değil tam tersi zihni dinlendirerek daha aktif kullanabileceğimiz zamanlar kazanmamıza en büyük yardımcıdır diyebiliriz.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Boş zaman
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.