Fransa’da bir kadın, “Youtube” ve “Instagram” şirketlerine dava açtı. Mahkemede yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
“Bu sosyal medya platformlarını altı yaşımda kullanmaya başladım. Bu çok erken ve yoğun kullanımım bende duruş bozukluklarına, depresyona, anlama bozukluklarına ve kendime zarar verme gibi düşüncelere yol açtı.”
Mahkeme iki yıl sonra kararını açıkladı ve davacıyı haklı bularak kendisine yüklü bir miktarda maddi tazminat ödenmesine hükmetti.
Mahkemenin gerekçeli kararında şu sorunlara dikkat çekiliyordu: “Dosyada adı geçen bu şirketler; öneri sistemleri ve otomatik oynatma gibi özellikleriyle kasıtlı olarak bağımlılık yaratıcı tasarımlar yaratmışlardır.”
Mahkemenin verdiği bu karar, sosyal medya platformlarının ahlaki sorumluluklarını tartışmaya açtı.
Tartışmaya katılanların çoğu, ortaya çıkan olumsuzluklardan bu platformları sorumlu tutuyor. Aileyi sorumlu tutanlar da var. Her iki taraf da kendilerini haklı görüyor.
Şirketleri sorumlu tutanlara göre, teknoloji firmaları ürünlerini özellikle çocuklarda ve ergenlerde bağımlılık yaratacak şekilde tasarlıyorlar. Onların zaaflarından yararlanarak büyük kazançlar elde ediyorlar.
Bu platformlar, Çocukları erkenden yetişkin rollerine geçiriyor. Onların üretimle geçmesi gereken zamanlarını çalıyor. Yaratıcılıklarına ve motivasyonlarına zarar veriyor.
Ekran arkasında yüzlerce mühendis, insanların dikkatini çalmak için algoritmalar üretiyor.
Onların sabaha kadar ekran başında kalmalarını sağlıyor. Beyinleri birtakım kimyasallara maruz kalıyor.
Bu iş modeli bir hizmet değil zarar verme manipülasyonudur.
Çocuklar ve ergenler bu agresif dünyada iradelerini ve zaaflarını denetim altına alamazlar, sınır koyamazlar, ne kadarının yeterli olduğunu bilemezler. Özgür irade o kadar da özgür değildir.
Asıl sorumluluğun ailede ve ülkeyi yönetenlerde olduğunu savunanlar da az değil.
Bunlara göre muhatap aile olmalıdır çünkü sorun ailenin hatalı eğitiminden kaynaklanmaktadır. Ebeveynlerin ihmalkarlıklarının yol açtığı boşluğu sosyal medya platformları dolduruyor.
Bu platformlar olmasaydı başka bağımlılıklar geliştireceklerdi.
Çocuklarının erken yaşta YouTube, Instagram vb. kullanmalarına izni veren ve gerekli denetimi yapmayan aileler bu şirketleri sorumlu tutamazlar.
Yemek yesin diye çocuklarının önüne bir tablet koyanlar ya da “Al şu tableti de ses çıkarma.” diyen aileler bu sorunun neresindedir?
Bu durumda ailenin de çocuğa tazminat ödemesi gerekmez mi? Altı yaşındaki bir çocuk yasal yönden sorumsuzdur. Asıl sorumluluk, ona bakmakla yükümlü olan aileye aittir.
Gördüğünüz gibi zor bir konu. Üzerinde düşünmek, konuşmak, tartışmak ve bazı düzenlemeler yapmak gerekiyor.
Ülkeyi yönetmeye çalışanların sorumlu davranması, zararlı etkileri en aza indirmesi için bazı önlemler almaları gerekiyor.
Bu sorun firmaların insafına bırakılamaz. Firmalar insan sağlığını, çevre değerlerini ve toplumsal etkiyi düşünmez, sadece ticari hedeflere odaklanırlar.