Aşağıdaki şiir Özdemir Asaf’a aittir. Bu şiirden yola çıkarak sizlere bir şeyler söylemek niyetindeyim:
Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.
Ben dahil pek çok insan, Özdemir Asaf’ın şiirinde tarif edildiği şekilde yaşıyoruz. Kendimizle çok vuruşuyoruz. Kendimizi çok hırpalıyoruz.
Dışardan açılan bunca cephe yetmiyormuş gibi bir cephe de içeriden açıyoruz.
Yokuşun başındakiyle konuşmayı, barış imzalamayı, dost olmayı beceremiyoruz.
Polyanacılık yapmadan, gerçekleri yok saymadan, bahanelere sığınmadan mevcut koşulları gözden geçirmeyi başaramıyoruz.
Yokuşun başında bekleyen kendimizle duvara toslamış gibi konuşuyoruz.
Hayatımızın yönünü kendimizle konuşmalarımız yönlendiriyor. Kendimizle savaşıyoruz.
Bu savaşı sonlandıramadığımız için içerdeki cepheyi kapatamıyoruz.
Kendimize, çok sevdiğimiz arkadaşımıza davrandığımız gibi davranmamız gerekiyor. Başkalarına gösterdiğimiz hoşgörüyü ve sabrı kendimize neden göstermiyoruz?
Bir arkadaşımız hata yaptığı zaman ona: “Olur böyle şeyler, üzülme!” diyoruz.
Peki, aynı sözleri kendimize neden söylemiyoruz?
“Ben beceriksiz biriyim, bu kadar basit bir işi bile yapamadım vb.” sözlerle kendimizi azarlamak zorunda mıyız?
Kendimize kaba davranmak zorunda mıyız?
Diyelim ki bir işe giriştik ve başarısız olduk. Kendimizi kötü hissediyoruz.
Tam da bu durumdayken kendimize “Abartma!” diyebilmeliyiz. Neden kendimizi zorluyoruz? Neden kendimize bir el uzatmıyoruz? Kendimizi neden tekmeliyoruz? Arkadaşımıza söylediklerimizi neden kendimize söylemiyoruz?
İnsan sürekli yargılandığı yerde yeşeremez. Kendinizi ziyan etmeyin. “Ben de insanım, herkes hata yapabilir.” diye düşünün.
Ah vah ederek, koşulları zorlayarak, etrafınızdakileri suçlayarak işin içinden çıkamazsınız.
Kendimize iyi davranmak, hoşgörülü olmak kendimizi bırakmak, vazgeçmek anlamına gelmez. Kendimizi anlamaya çalışmak, yargılamamak anlamına gelir.
Böyle yapabilirsek kendimizi uzun soluklu bir yolda daha iyi taşıyabiliriz.
Kendimizi yargılarsak kendimizden uzaklaşırız. Kendimize sert davranmaktan vazgeçmeliyiz. Kendimizi kabul etmeli ve kendimizin yanında durmalıyız.
Mükemmellik bir yanılgıdır. Eski hatalarının yasını tutmayın.
Hayatı biraz akışına bırakmak iyidir. Hırslarınızın, sıkıntılarınızın, takıntılarınızın hamallığını yapmayın.
Hayat yarış ve hınç alma alanı değildir. Hayat, kazanımlarla vazgeçişlerin bir dengesidir.
Ergen mızmızlığından vazgeçin. Tüm oyuncaklar sizin olamaz.