– Bazı insanların iftira etmekten zevk aldıklarını düşünmeye başladım. Haksız mıyım?
– Yalakalar, işbirlikçiler, hırslarının tutsağı olanlar iftira ederler. İftiranın kökeninde intikam alma suçtan kurtulma isteği vardır. İftiraya uğradıkları için toplumdan dışlanan hatta canına kıyan insanların sayısını bilebilseydik insanlığımızdan utanırdık.
*
– Dedikoducu insanlar da iftiracılar kadar acımasız. Öyle değil mi?
– Dedikodu ikiyüzlü ve sinsi insanların eğlencesidir ve iftira kadar yıkıcı sonuçlara yol açabilir. “Martı bokuyla deniz kirlenmez.” ama böyle insanlardan uzak durmak gerekir.
*
– Sizce arkadaş kimdir?
– Arkadaş benim öteki kendimdir. O, kaybetmeyi göze alamayacağım kişidir. O sadece konuştuklarımı değil sustuklarımı da duyar. Onun yanında yüksek sesle düşünebilirim.
*
– Ben, kibirliliğin bir hastalık olduğunu düşünüyorum. Siz ne dersiniz?
– Kibirlilerin çoğu zayıf akıllı ve cahildir. Büyüklük takıntıları vardır. Suçluluk duygusu içinde kıvranırlar. Kendilerinin vazgeçilmezliğine inanmışlardır. Yokluklarında hayatın duracağını hayal edecek kadar dengesizleşebilirler.
*
– Biraz da bencillik hakkında konuşalım mı?
– Latinler, “Ben öldükten sonra dünya yansın.” derler. Bencillik tam da budur. Onlar sadece kendileri için yaşarlar; başkalarını asla düşünmezler. Çıkar sağlayamayacakları ortamlarda bulunmazlar. Baktıkları her yerde kendilerini görürler.