Yenişehir Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, mevsimlik ve geçici tarım işçilerinin çalışma koşullarına dikkat çekerek, tarlalarda çalışan binlerce kişinin en temel insani ihtiyaçlardan dahi yoksun olduğunu söyledi. Eğitim-Sen, Tüm Emeklilerin Sendikası ve Eğitim-İş’in oluşturduğu platform adına açıklama yapan Erdem, tarım işçilerinin yaşadığı sorunların yalnızca belirli bir bölgenin değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini vurguladı.
Erdem, “Bu mesele Yenişehir’in ya da başka bir ilçenin sorunu değil. Bölgemizde de tablo farklı değil. İznik ve çevresindeki tarlalarda da aynı manzarayla karşılaşıyoruz. Sofralarımıza gelen her ürünün arkasında büyük bir emek var. O emeği veren insanların hangi koşullarda çalıştığını bilmek ve buna duyarsız kalmamak herkesin sorumluluğudur” dedi.
“Kadın işçiler en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor”
Tarımda çalışan kadınların yaşadığı zorluklara dikkat çeken Erdem, sabahın erken saatlerinden itibaren kavurucu sıcak altında çalışan işçilerin tuvalet, gölgelik ve mahremiyet gibi en temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığını ifade etti.
“Bir kadın işçi düşünün” diyen Erdem, “Sabah beşte kalkıp tarlaya gidiyor. Gün ortasında 35-40 derece sıcakta çalışmaya devam ediyor. En doğal ihtiyacını gidermek istediğinde karşısında ne bir tuvalet kabini, ne bir perde ne de mahremiyet sağlayacak bir alan bulabiliyor. Saatlerce beklemek ya da tarlanın bir köşesinde çözüm aramak zorunda kalıyor. Bu kabul edilemez bir durumdur” diye konuştu.
“Temiz içme suyuna erişim de sorun”
Tarım işçilerinin yalnızca tuvalet değil, temiz içme suyuna erişim konusunda da ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Erdem, bazı bölgelerde işçilerin sulama kanallarından veya derelerden su temin etmek zorunda kaldığını söyledi.
Bu durumun hem sağlık hem de hijyen açısından önemli riskler oluşturduğunu dile getiren Erdem, “İçme suyu, gölgelik ve tuvalet lüks değil, temel ihtiyaçtır” ifadelerini kullandı.
“Milyonlarca kişi tarımda çalışıyor”
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2026 yılında açıkladığı 2025 yılı iş gücü verilerine göre tarım sektöründe 4 milyon 560 bin kişinin istihdam edildiğini hatırlatan Erdem, bu sayının önemli bölümünü mevsimlik gezici ve geçici tarım işçilerinin oluşturduğunu söyledi.
Saha araştırmalarının, işçilerin çoğu zaman tuvalet ihtiyacını tarladaki çalılıklarda gidermek zorunda kaldığını ortaya koyduğunu belirten Erdem, kadın işçi örgütlerinin aktardığı tanıklıklarda ise mevcut tuvaletlerin büyük bölümünün ilkel koşullarda oluşturulduğunu ifade etti.
“Bu bir hak meselesidir”
Konunun uluslararası çalışma hukukunda da karşılığı bulunduğunu vurgulayan Erdem, Türkiye’nin İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi’ni onayladığını hatırlatarak, “Şantiyelerde belirli sayıda işçiye seyyar tuvalet sağlanması standart kabul ediliyorsa, aynı standardın tarım alanlarında uygulanmaması kabul edilemez” dedi.
Sosyal medyada “Tarlaya tuvalet mi kurulacak?” şeklindeki eleştirilere de yanıt veren Erdem, açık alan etkinlikleri ve şantiyelerde kullanılan seyyar tuvaletlerin tarım alanlarında da rahatlıkla kullanılabileceğini söyledi.
“Çiftçi de desteklenmeli”
Çiftçilerin artan üretim maliyetleri nedeniyle zor durumda olduğunun farkında olduklarını belirten Erdem, çözümün yükü üreticiye bırakmak olmadığını ifade etti.
Tarım İl Müdürlükleri, kooperatifler ve tarımsal destekleme programları aracılığıyla seyyar tuvalet, gölgelik ve temiz içme suyu gibi temel ihtiyaçların karşılanabileceğini belirten Erdem, “Devlet üretime destek veriyorsa, üretimi gerçekleştiren insana da destek vermelidir” diye konuştu.
Çocuk işçilere de dikkat çekti
Açıklamasının sonunda mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarına da dikkat çeken Erdem, yaz sıcaklarında tarlalarda bulunan çocukların sağlık ve eğitim açısından korunması gerektiğini belirterek, tarımda insan onuruna yakışır çalışma koşullarının sağlanmasının ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğunu söyledi.