Yaşlılık

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

  

Stephan King, “Yaşlılık, etrafı ölümle çevrili bir adadır.” der. Miçhel Cioran ise yaşlılığı, yaşamış olmanın cezası olarak değerlendirir. Demek ki durum biraz hüzünlü.

   Yaşlılığın özelliklerine geçmeden buraya bir not düşeyim: Yaş almakla yaşlılığı birbirine karıştırmayalım.

   Gençlikle yaşlılık arasındaki temel fark şudur: Gençlik yaşamı, yaşlılık ise ölümü görür. Gençlik kısa bir geçmişe ve uzun bir geleceğe sahiptir. Yaşlılıkta ise bunu tam tersi söz konusudur.

   Peki, bir insanın yaşlı olduğunu gösteren belirtiler nelerdir? Kısaca belirteyim: Yaşlılık bir kayıplar dönemidir.  Beyindeki kimyasal değişikliklerden ötürü bellek, dikkat, hareket ve algılama gibi zihinsel işlevlerde eskimeler ve gerilemeler görülür. Sağlık sorunları artar. Bu yüzden yaşlılar yeni bir şey öğrenmekte zorlanırlar.

   Yaşlı insanlarda, olaylar ve durumlar karşısında heyecanlanma ve şaşırma belirtisi nadiren görülür. Olup bitenleri merak etmezler. Sürekli eskiyi tekrar ederler. Alışkanlıklarıyla yaşadıkları mekanları değiştirmekten tedirgin olurlar. Yaşlıların bir günü diğer gününe uymaz. Ya çok susarlar ya da çok konuşurlar.

   Yaşlılık; hayatın insandan, insanın hayattan elini çekmesidir. Yaşlılık sonbahardır; arkasından kış gelir ama kıştan sonra bahar gelmez.

   Yaşlılıkta yoksulluk büyük bir mutsuzluktur. Yaşlılığın temel gereksinimleri rahat ve güven içinde olmaktır. Belki de bu yüzden yaşlılıkta mülk ve para sevgisi artar çünkü yaş ilerledikçe güç azalır. Para ve mülk eksilen güçlerin yedeklerini sağlar.

   Yaşamın ne kadar kısa olduğunu anlamak için yaşlanmış olmak gerekir. Yaşlılara geride kalan yaşam çok kısa görünür çünkü anıların çoğu, özellikle hoş olmayanlar unutulduğu için geriye çok az şey kalmıştır. Geride bıraktıkları uzun geçmiş yaşlılara adeta masal gibi gelir.

   Gençlikte bakma, yaşlılıkta düşünme egemendir. Yaşlılık daha çok felsefenin zamanıdır. Yaşlılar öğrenmeden çok öğretmeye gereksinim duyarlar. Yaşlılıkta yaşamın yükü gençlere göre daha azdır.

   Yaşlılık bazı kişilerde karakter değişikliklerine yol açabilir. Gençliğinde sevecen olan bir kişi yaşlanınca bu özelliğini yitirebilir. Aynı şekilde, gençliğinde bir eylem insanı olan kişi yaşlanınca bu değerlerinden uzaklaşır.

   Yaşamın doğal süresi yüzyıldır. Ciddi bir sağlık sorunu geçirmeyen kişi yüzyıl yaşar. Yüzyıldan daha önceki ölümler yaşlılıktan ötürü değildir. Onlar tıpkı gençler ya da orta yaşlılar gibi hastalık yüzünden, zamanından önce ölmüşlerdir. Bir kişinin hastalık nedeniyle ölmesi doğal bir son değildir.

   Eğer kişi, yaşlanmadan önce kültürel değerlerini zenginleştirmişse, toplumsal duyarlılıklarını koruyabilmişse şanslı sayılmalıdır. Bunlar yaş alan ama yaşlanmayan insanlardır. Gençliğinde bir kitabı bile sonuna kadar okumayanlar, zihinlerini geliştirmemiş olanlar mutsuz, huzursuz ve hastalıklı bir yaşlılık geçireceklerdir.

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Yaşlılık
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.