Yenişehir Sevdalısı Bir Adam

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

tyc

yıllık ömrünün altın gibi değerli 53-54 yılını, dopdolu bir şekilde, çok sevdiği Yenişehir için harcamış ve hâlâ ‘devam’ ediyor.

Yarım asrı aşan meslek yaşamında, yaptığı hizmetler ve yararlanmak isteyenlerin başvurusuna açık hazırladığı eserler sıralansa raflara sığmaz. Ben; sadece o canı gibi sevdiği Yenişehir için neler yapmadı ki? Diye özetleyeceğim.

s.145

Gazetesinin adını YENİŞEHİR koydu. Gazetecilik yaşamı ise hep YENİŞEHİR oldu. O, tam bir Yenişehir tutkunu, tam bir Yenişehir sevdalısı… Bu şehre yürekten bağlılık, bu bağımlılık, bu aşk dolu heyecanlı kişilik Ali Bilgiç.

“Göz ardı Edilen Bir Başkent” yazısı ile beyinlerde fırtına yarattı. Dikkatler Yenişehir’e yöneldi. Yenişehir arandı, araştırıldı. İstanbul Üniversitesi’nde açılan “Osmanlı Başkentleri” sergisinde onun yazısı ile alelacele bir pano oluşturuldu. Unutulan bu yalnız ilçem önemsenir duruma geldi.

Yıllardır adeta kuyu kazarcasına boğuşarak hazırladığı sayısı yüzü aşkın, binlerce sayfalık Yenişehir’le ilgili her belge, oluşturmak istediği müze ile anlamını bulacak.

Diğer taraftan onlarca kitabın tasarımı, yayına hazırlığı. En son Yüksel Akyüz’ün “Mahfel’den Vesikalık Fotoğraflar” ve yine Araştırmacı Yazarlarımızdan Nurettin Baydur’un “Bir Korumanın Anıları” adlı yapıtını, özgün bir tasarım ve titizlikle ortaya çıkaran odur.

Bu kitaplar hakkında şimdiye kadar yazılanlar da Ali Bilgiç’in hakkını teslim ediyor.

Ali Bilgiç ile yıllar önce (1953’de) Tahirağa İlkokulu’nda, onun önerileri ile okulun duvar gazetesini hazırlıyorduk. O, “Kitaplık ve Kültür Kolu” başkanı idi. Yıllar sonra Halkevi’ndeki tiyatro etkinliklerindeki oyunculuğunun ilk sahnesini “Küçük Asker” tiplemesi ile bu okulda aldı. Bizleri yüreklendiren ise öğretmenimiz rahmetli Hamdi Yüksel’di. Ali’nin gazeteciliği, şairliği, sanatçı kişiliği daha o dönemde ortaya çıkmıştı.

Ortaokulda ise hiç sevmediği ders beden eğitimi olmuştu. Bizler beden eğitimi yaparken Ali zihinsel jimnastiği tercih eder, bizlere katılmazdı. Ağır başlı, yumuşak huylu, giz dolu bir yapısı vardı. Başı biraz öne eğik, elleri arkada kısa turlara başladıysa, işte o sırada transa geçmiş, kozasını en güzel şekilde ördüğü zamandır Ali’nin.

Yanından geç, yüzüne bak, ne yaparsan yap duymaz ve ilgilenmez. Ama birden kendine gelir, bir elinde kalemi, kâğıtlara birer birer dökerdi doyulmaz şiirlerini…

Yufka yürekli, oldukça da duygusal yapılıdır. Bazen de hırçın bir dalga gibi oluverir bilemezsin. Deniz gibi coşar durduramazsın, akar durur çavlanlar gibi.

Bunu özür dilenecek durumlara düşmeme konusundaki titizliğine bağlıyorum. Kendine özgü bir çalışma tekniği var. Her şeyi yerli yerindedir. Böyle de olunmasını ister. Ciddi ve disiplinli yönetim tarzı takdir ettiğimi yönüdür.

En sancılı günleri, TV belgesellerine konu olan, canının bir parçası “Kuma”sı çıkardığı gazete ile çile çektiği pazartesi günleri ve geceleridir. Kuması doğurdu mu, Ali de eline almıştır yavrusunu. Bakışları bir başkalaşır sayfaları çevirdikçe ve böyle denetler yapılanları.

Bu dönemlerde koza saatleri 22.30’dan sonra başlar, tükettiği sigaranın ne sırası ne sayısı belli değildir. Keyfine doyum olmaz bir iştahla saatlerce üretir de üretir. Eee, bu kadarı da çok görülmemeli koca ustaya…

Onunla gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz. Yarım asrı geçen bir süredir aynı işi tek başına, ekonomik krize, büyük olumsuzluklara rağmen kararlılıkla sürdürmek her insanoğlunun harcı değildir.

Onunla çeşitli şiir şölenlerine katıldım. O bugünün şairlerinin, bestecilerinin Ali Babası. İçimizden biri, arkadaşımız, kardeşimiz, şairimiz; Bilgiç ailesinin babası ve dedesi…

Onun gerçekleştirdiklerini yazıya dökmek yetersiz kalır. Ayakta alkışlanacak bu değerli bilge arkadaşıma nice sağlık dolu başarılı yıllar diliyorum.

ScreenShot_20160806015548

Bu fotoğrafta, dersinden hiç hoşlanmadığı ama kendisini ve sporculuğunu takdir ettiği Beden Eğitimi Öğretmenimiz, Bursa Acarspor’un değişmez sol beki Selçuk Acar ile görülüyor. Solda çerçeve içinde görülen Ali Bilgiç ve sağdaki çerçeve içinde görülen de benim. Babasultan tepesinde çekilen bu fotoğraftaki sınıf arkadaşlarımız da mutlaka kendilerini tanıyacaklardır.

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Yenişehir Sevdalısı Bir Adam
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.