8 Ekim: Yarım Kalan Hayatlar

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yine bir 8 Ekim haftası…

Ve yine yazmak istediğim halde nereden başlayacağımı bilemediğim bir konu.

Söylenecek çok söz var.

Belki de insanın bazı acıları anlatmaya kelimeleri yetmiyor.

Tam 48 yıl önce, 8 Ekim gecesi yedi genç insan öldürüldü. Hayatında kimseye tokat bile atmamış yedi üniversite öğrencisi…

Bahçelievler Katliamı olarak tarihe geçen o gecede hayatını kaybeden yedi gençten üçü Yenişehirliydi.

Ben o üç genci tanıyordum.

Ailelerini, hayallerini, yaşama bakışlarını biliyordum.

*

Onlar okuyacaklardı.

Çalışacak, meslek sahibi olacak, evlenecek ve aile kuracaklardı.

Ailelerinin kendileri için yaptığı fedakârlıkları biliyor, bir gün onların karşılığını verecekleri günleri hayal ediyorlardı.

Onlar için hayatın içinde ölüm yoktu.

Gelecek vardı, sevgi vardı, aile vardı, çocuklar vardı.

Hatta nasıl bir aile kuracaklarını, çocuklarıyla nasıl bir ilişki yaşayacaklarını bile konuşuyorlardı.

Ama bütün bu hayaller, bir gecede yarım bırakıldı.

*

O gece insan kavramına olan inancım sarsıldı.

İnsan nasıl olur da başka bir insanın hayatına son verebilir?

Bir insan, başka bir insanın geleceğini nasıl elinden alabilir?

Katilleri insan görünümündeydi belki…

Ama yaptıkları insani değildi.

O günden sonra bu olayı hatırlatan birçok şeyden kaçtım. Unutmak istedim.

Ama unutamadım.

Özellikle aileleriyle karşılaştığımda kendimi hep çaresiz hissettim.

Çünkü bazı acıların karşısında söylenecek hiçbir söz yoktur.

*

Evet…

Yine 8 Ekim.

Ülke genelinde yaşanan büyük acının ateşinin Yenişehir’e de düştüğü gün.

“Ateş düştüğü yeri yakar” sözünün ne demek olduğunu öğrendiğimiz gün.

8 Ekim 1978…

Efraim Ezgin, Latif Can, Osman Nuri Uzunlar ve dört arkadaşının öldürüldüğü gün.

Benim içinse yalnızca bir tarih değil.

Çok sevdiğim üç arkadaşımı kaybettiğim gün.

İnsanın insana yapabileceklerinin bir sınırı olmadığını anladığım gün.

Ve 48 yıldır dinmeyen bir acının yeniden hatırlandığı gün.

*

Bazen düşünüyorum…

Yaşasalardı bugün nerede olurlardı?

Belki mesleklerinin başında, belki çocuklarıyla, belki torunlarıyla…

Belki bugün hâlâ bir araya gelip eski günleri konuşuyor olacaktık.

Bilmiyoruz.

Çünkü onların yaşayacağı yılları, kuracağı aileleri, göreceği güzellikleri birileri ellerinden aldı.

Geriye bize yalnızca hatırlamak kaldı.

Ve unutmamak…

Sevgili arkadaşlarım;

Sizleri saygıyla anıyor, sevgiyle kucaklıyorum.

Hiçbirinizi unutmadım, Unutmayacağım.

 

Not: Latif Can ve Osman Nuri Uzunlar, Yenişehir Merkez mezarlığında, Efraim Ezgin ise Çeltikçi Köyü mezarlığında Ölümlerinin 48.Yılında 11 Ekim 2026 Pazar günü saat 13.00’da Mezarları Başında Anılacaklar.

 

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
8 Ekim: Yarım Kalan Hayatlar
Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.